18 Eylül 2011 Pazar



HABER BAŞLIKLARI

  • Nezaket Teymurova'ya Taşkent'te büyük ilgi
  • Azerbaycan'da yeni rezerv bulundu
  • Euro tüm Orta Asya ülkelerinde değer kaybetti
  • Kırgızistan'da 15 kişinin cumhurbaşkanlığı adayı kesinleşti
  • Rumlar krize aldırmadı, gaz sondajına başlıyor
  • Özbekistan yeni model cipini tanıttı
  • Özbekistan pamuğu görücüde
  • Türkiye Arap Baharı'nı kucaklıyor
  • Türkmenistan, doğal gazı 200 dolara vermeye hazır

Nezaket Teymurova'ya Taşkent'te büyük ilgi

Azerbaycan halk sanatçısı Nezaket Teymurova, geldiği Taşkent'te büyük ilgi gördü. Teymurova, Taşkent'te Azeri Kültür Merkezi'ni ziyaret etti ve buradaki Azerilerle biraraya geldi.

Tarihi Semerkat'ta bu yıl sekizincisi düzenlenen uluslararası Şark Teraneleri(Doğu ezgileri) Müzik Festivali'ne katılmak amacıyla Özbekistan'a gelen Nezaket Teymurova, başkent Taşkent'te yaşayan Azerbaycanlılarla hasret giderdi.

Taşkent'te faaliyet gösteren Azeri Kültür Merkezi'ni ziyaret eden Teymurava, merkeze gelişinde Azerbaycan'ın Taşkent Büyükelçisi Namık Abbasov ve diğer elçilik çalışanları tarafından karşılandı. Teymurova ve beraberindeki ekip önce merkez bahçesinde bulunan merhum Haydat Aliyev'in heykeline çiçekler koydu ardından saygı duruşunda bulundu.

Sanatçı Teymurova, daha sonra merkezi gezerek ilgililerden merkez hakkında bilgi aldı. Teymurova, merkezin konferans salonunda, Azerbaycanlılarla biraraya geldi ve mini bir konser verdi. Ünlü sanatçı salona gelişinde alkışlarla karşılandı.

Konser öncesinde bir konuşma yapan Büyükelçi Abbasov, konukların Ramazan Bayramlarını kutladı. Abbasov, Teymurova'nın Semerkant'ta bu yıl sekizincisi düzenlenen Şark Teraneleri Festivali'nde 'en güzel ses' ödülüne layık görüldüğü haberini verdi. Büyükelçi, bunun güçlü rakipler arasında Azerbaycan adına kazanılan sevindirici bir başarı olduğunu söyledi.

Daha sonra sahne alan Azeri ses sanatçısı Teymurova, seslendirdiği parçalarla davetlileri hem duygulandırdı ve hem de coşturdu. Sanatçının okuduğu 'Sarı Gelin' parçası davetlilerden büyük alkış aldı. Davetliler ünlü sanatçıyı adeta çiçek yağmuruna tuttu. Mini konserden sonra duygularını dile getiren Nezaket Teymurova, öncelikle Özbekistan'da bulunmaktan duyduğu memnuniyEti dile getirdi. Taşkent'te böyle bir merkezin açılmış olmasının önem arz etiğini de dile getiren Teymurova: "Burada böyle bir merkezin olması biz Azerbaycanlıları sevindiriyor. Emeği geçenlere teşekkürlerimi dile getiriyorum. " diye konuştu.

Azerbaycan'da yeni rezerv bulundu

Azerbaycan'da, Devlet Petrol Şirketi (SOCCAR) ve Fransız petrol şirketi Total'in ortaklaşa yürüttüğü arama çalışmaları sonucunda Abşeron yatağında büyük bir doğalgaz rezervi bulundu.

Konu ile ilgili olarak Fransız petrol şirketi Total'den yapılan açıklamada, bulunan yeni doğalgaz rezervinin Abşeron yatağında bulunduğu ifade edilerek, rezervin zengin kaynaklar açısından ciddi olabileceği belirtildi.

Bu arada, Fransız petrol şirketi Total'in başkan yardımcısı Michael Borrell ve beraberindeki heyet, bulunan yeni doğalgaz rezervi hakkında bilgi vermek üzere Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Kabulde, Borrell ve beraberindeki heyetin, Cumhurbaşkanı Aliyev'e bulunan yeni doğalgaz rezervi hakkında bilgi verdiği kaydedildi.

Michael Borrell, TOTAL ve Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCCAR) tarafından yürütülen doğalgaz arama çalışmaları sonucu bulunan yeni doğalgaz rezervinin önemli olduğunu belirterek, TOTAL ve SOCCAR arasında yürütülen işbirliğinin başarılı bir biçimde devam ettiğini ve bundan sonra da genişleyerek pekişeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Aliyev, kabulden sonra konu ile ilgili olarak, bir basın açıklaması yaptı. Aliyev açıklamasında, Abşeron yatağında bulunan yeni doğalgaz rezervinin çok büyük olduğunu, bu durumu Azerbaycan kamuoyunu ile bütün Azerbaycan halkına duyurmak ve onları tebrik etmek istediğini söyledi. Abşeron yatağında yeni doğalgaz yatağının bulunmasının büyük bir olay olduğunun altını çizen Aliyev, bulunan yeni doğalgaz rezervinin Azerbaycan doğalgaz potansiyelin gelişmesine verilen büyük bir katkı olduğunu da ifade etti. Aliyev, bulunan yeni doğalgaz yatağı ile beraber Azerbaycan'ın doğalgaz ihraç eden bir ülke gibi dünya kamuoyu tarafından görülmeye başlayacağını da sözlerine ekledi.

Abşeron yatağında bulunan yeni doğalgaz rezervinin, yerin 6550 metre altında bulunduğı belirtildi. Azerbaycan, geçen yıl Kasım ayında da yeni bulduğu "Ümid" doğalgaz yatağını faaliyete geçirmişti. Kaynak: cnnturk.com

Euro tüm Orta Asya ülkelerinde değer kaybetti

Euro, Orta Asya ülkelerinde son dönemlerdeki en düşük seviyesine geriledi. Euro, uzun bir aradan sonra ilk defa bölgedeki beş ülkede de değer kaybına uğradı. Geçen hafta dört ülkede düşüşte olan euronun bu listesine bu hafta Özbekistan da eklendi.

Özbekistan’la birlikte diğer bölge ülkeleri Tacikistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan euronun sahibine kaybettirdiği ülkeler oldu.

Euro’ya nazaran daha karlı bir eğilimde olan dolar ise sadece iki ülkede değer kazanabildi. Dolar, Tacikistan ve Türkmenistan’da geçen haftayla aynı değerde kalırken Kazakistan’da ise az da olsa değer kaybetti. Özbekistan ve Kırgızistan ise doların sahibine kazandırdığı iki ülke oldu.

17 Eylül cumartesi günü itibariyle dolar Türkmenistan’da geçen haftayla aynı 2.85 manatta kaldı. Euro ise budaki düşünü sürdürdü ve 3. 96 manattan 3.91 manata geriledi.

Tacikistan’da da dolar geçen haftayla aynı 4.76 somanide kaldı. Geçen haftayı 6.69 somaniden kapatan euro ise 6.62 somaniden işlem gördü.

Dolar Kırgızistan ise sahibine kazandırdı ve 45.11 somdan 45.20 soma yükseldi. Geçen haftayı 62.48 somdan kapatan euro ise bu hafta sonu 62.36’ya geriledi.

Kazakistan’da geçen hafta yükselişte olan dolar bu hafta değer kaybetti ve 147.11 tengeden 147.08 tengeye indi. Euro ise burada da erimeye devam etti ve 203.75 tengeden 202.94 tenge seviyesine düştü.

Özbekistan'da dolar yükselmeye devam etti. Geçen haftayı bin 739 sumdan kapatan dolar bu hafta sonu bin 741 suma yükseldi. Euro ise uzun bir aradan sonra ilk defa düşüşe geçti ve 2 bin 520 sumdan 2 bin 446 suma geriledi.

Orta Asya ülkelerinin milli bankalarının son iki haftadaki döviz alış kuru karşılaştırması şöyle:

17-09.2011 Dolar: Euro:

Türkmenistan(Manat): 2.85(=) 3.91(-)

Tacikistan(Somani): 4.76(=) 6.62(-)

Kırgızistan(Som): 45.20(+) 62.36(-)

Kazakistan(Tenge): 147.08(-) 202.94(-)

Özbekistan(Sum): 1741(+) 2446(-)

10-09.2011 Dolar: Euro:

Türkmenistan(Manat): 2.85(=) 3.96(-)

Tacikistan(Somani): 4.76(+) 6.69(-)

Kırgızistan(Som): 45.11(+) 62.48(-)

Kazakistan(Tenge): 147.11(+) 203.75(-)

Özbekistan(Sum): 1739(+) 2520(+)

(Kaynak: merkurhaber.com)

Kırgızistan'da 15 kişinin cumhurbaşkanlığı adayı kesinleşti

Bundan önce yapılan dil sınavlarını geçen 11 adaya bugün 4 kişi daha ekledi. Böylece şimdiden seçime gidebilecek aday sayısı 15'e ulaşmış oldu.

Bağımsız aday Marat İmankulov, Torobay Kolubayev, Ömürbek Egemberdiyev ve Ar Namus Partisi adayı Anarbak Kalmatov, Kırgızistan Merkez Seçim Komitesi(KMSK) tarafından belirlenen 12 filolog tarafından yapılan bugünkü dil sınavını geçerek, cumhurbaşkanlığı seçimine katılabilecek yeni adaylar oldu.

Sınavda cumhurbaşkanlığı adayları, yazma, konuşma ve okuma şeklinde üç ayrı kategoride dil denetimine tabi tutuldu. Kırgızistan yasalarına göre cumhurbaşkanılığına aday olan kişinin ülkenin resmi dili olan Kırgızcayı iyi derecede biliyor olması gerekiyor. 23 Eylül'e kadar devam edecek dil sınavına 16 aday daha katılacak.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin, ülke tarihinin en çok adaylı seçimi olarak kayıtlara geçmesi bekleniyor. Kalan 16 adaydan da dil sınavını geçebileceklerin olabileceğinin göz önünde bulundurulduğu ülkede, seçime kesin gidebilecek aday sayısının 25'in üzerinde olması bekleniyor. Kaynak: cihan haber

Rumlar krize aldırmadı, gaz sondajına başlıyor

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, sondaj çalışmalarına yarın başlanacağını açıkladı. Rum siyasi partilerine önceki gün petrol ve doğalgaz arama çalışmaları hakkında bilgi veren Hristofyas, bölgeyi kiraladıkları Amerikan Noble Energy şirketinin İsrail’den taşıdığı Homeros adlı sondaj platformunun deniz tabanına sabitlenme işleminin tamamlandığını ve yarın sondaj faaliyetlerine başlayacağını söyledi. Noble Energy uzmanları ise, sonuç alınmasının 2 ay süreceğini belirtiyor. 8 ayaklı çapalarla platformun sabitlenmesinin ardından sondaj boruları önce 2 bin 700 metre derinlikteki deniz tabanına ulaşacak ardından kazı işlemleri yapılacak. Rum medyasının haberlerine göre toplantıya katılan Rum siyasi liderler Türkiye’nin bölgede sıcak bir olay başlatacağına inanmıyor. Rum lider Hristofyas, Türkiye’nin KKTC ile kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırları belirleme gibi anlaşmalar yaparak karşılık vereceğini ayrıca Kıbrıs adası ile Kaş açıklarındaki Yunanistan’a ait Meis Adası arasında kalan bölgede petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri başlatacağını ileri sürdü.

Türk savaş uçakları bölgede

Hristofyas, BM Güvenlik Konseyi ve AB’yi Türkiye’nin tehditleri karşısında bilgilendirdiğini de belirterek, Türkiye’nin harekete geçmesi halinde Güvenlik Konseyi’ne anında şikayet etmeye hazır olduklarını da söyledi. Bu arada Rum Politis gazetesi, Türk donanmasına ait bir korvetin sondaj için gelen platformu uzaktan ve rahatsızlıkbvermeden takip ettiğini yazdı. Gazete ayrıca, 2 Türk F-16’sının da çok kısa süreliğine bölgede görüldüğünü ileri sürdü.

TPAO, misilleme sondaj için KKTC’den izin aldı

KIBRIS Rum yönetiminin tek yanlı parselleyerek kiraladığı ve doğalgaz çıkarmaya hazırlandığı doğu Akdeniz’de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) da misilleme sondaj için KKTC’den ön izin aldı. Rumlar’ın girişimlerine son vermemesi halinde Türkiye ile KKTC arasında kıta sahanlığı sınırlandırma anlaşması imzalanması kararı çerçevesinde dün Ankara’dan Lefkoşa’ya gelen teknik heyet, KKTC Dışişleri ve Ekonomi Bakanlığı’nda temaslarda bulundu. KKTC Enerji Bakanı Sunat Atun, “Ankara’da kıta sahanlığı belirleme anlaşması yönünde karar alındı. Bu çerçevede Rum tarafının adanın güneyinde tüm uyarı ve ikazlarımıza rağmen sondaj faaliyetlerine başlaması halinde KKTC’nin de Türkiye ile Kıta Sahanlığını Sınırlandırma Anlaşması yaparak TPAO’ya Ada’nın etrafındaki deniz sahalarında arama ruhsatı vermesi konusunda görüş birliğine vardık” dedi. (Kaynak: hurriyet.com.tr - Ömer BİLGE/LEFKOŞA)

Özbekistan yeni model cipini tanıttı

Orta Asya’nın otomotiv ülkesi olma yolunda ilerleyen Özbekistan, ülkede üretilen yeni model cipini tanıttı. Amerikan General Motors ortaklı ’GM Uzbekistan’fabrikasında üretilen yeni cip Taşkent’te düzenlenen bir törenle tanıtıldı. Yeni modelin seri üretimine ise eylül ayı itibariyle başlandı. Daha önce beş kişilik olan Captiva tipi cip, yeni modeliyle yedi kişi taşıma kapasiteli şeklinde dizayn edildi. Araçtaki oturma şekli önden arkaya doğru 2+3+2 şeklinde değiştirildi. Ayrıca araca, daha önce 3.2 litreli 230 beygir gücündeki motor yerine 3 litre hacimli 258 beygir gücündeki motor takıldı. (Kaynak: yenicaggazetesi.com.tr)

Özbekistan pamuğu görücüde

Dünyanın önde gelen pamuk üreticisi ülkeleri arasında yer alan Özbekistan pamuğunu görücüye çıkarıyor. Özbekistan, bu yıl 12-13 Ekim tarihleri arasında yedincisi düzenlenecek uluslararası pamuk fuarında bir kez daha pamuğunu dünya tekstil şirketlerinin beğenisine sunacak. Başkent Taşkent’teki fuar alanı Özekspomarkaz’da düzenlenecek fuarda ülkedeki pamuk potansiyeli kalite derecesine göre sergilenecek. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen fuarın bu yılki etabına 50’ye yakın ülkeden 300 dolayında temsilcinin iştirak etmesi bekleniyor. Fuar kapsamında ayrıca pamuk konulu çok katılımlı bir toplantı yapılacak. Fuar katılımcıları daha sonra fuar alanını gezecek ve ülkenin önde gelen pamuk toplama ve saklama terminal ve depolarını ziyaret edecek. Buralarda konuklara detaylı bilgi verilecek. Dünya pamuk üretiminde beşinci, ihracatında ise ABD’den sonra ikinci sırada yer alan Özbekistan, her yıl geleneksek olarak düzenlediği pamuk fuarıyla pamuk potansiyelini dünyanın önde gelen pamuk tüketicilerine göstermeye çalışıyor. Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un inisiyatifiyle yapılan ve Özbekistan hükümetinin destek verdiği fuarda yerli ve yabancı firma temcilikleri arasında bir dizi iş bağlantıları görüşmeleri de yapılacak. Yılda ortalama 3milyon 600 ton pamuk üretimi yapan Özbekistan’ın pamuk müşterisi ülkeler arasında Türkiye, ABD, Bangladeş, Güney Kore, Singapur, Çin, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi devletler bulunuyor. ’Ak Altın’ülkesi olarak da bilinen ülkede 2010’da 3 milyon 400 bin ton ham pamuk üretimi gerçekleştirildi. (Kaynak: yenicaggazetesi.com.tr)

Türkiye Arap Baharı'nı kucaklıyor

Türkiye Arap coğrafyasındaki yönetim değişikliklerine verdiği bu desteğini, şimdi Kuzey Afrika çıkarmasıyla somutlaştırıyor. Böylece Türkiye'nin hamiliğinde ve liderliğinde Akdeniz'de oluşan yeni demokratik ve liberal düzenin yapı taşları döşeniyor

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Mısır, Tunus ve Libya'yı içeren Kuzey Afrika turu, rejim değişiklikleri sonrasında bu ülkelere gerçekleştirilen bu düzeydeki ilk gezi olma özelliğini taşıyor. Avrupa basını ve hükümetlerince yakından izlenmesinden de anlaşıldığı gibi gezi şüphesiz birçok sembolle dolu. Öyle ki Fransız ve İngiliz başbakanları, Erdoğan'dan önce Libya'ya ulaşabilmek için programlarını değiştirdiler. Ancak hiçbiri Erdoğan'ın bölge halkı üzerinde sahip olduğu güçlü karizmaya sahip değil. Zira başbakan Arap halklarıyla kaynaşmış bir isim, devrimle bütünleşen bütün talepleri şahsında temsil eden, demokrat ve halk tarafından seçilmiş bir lider. Erdoğan, Arap sokağının ya da şimdiki ifadesiyle Arap meydanının cetvel adamı. Soğuk Savaş'ın bitiminden sonra Doğu Avrupa'daki diktatör rejimleri deviren demokrasi dalgasının Ortadoğu'ya da uğrayacağına dair beklenti boşa çıkmıştı. Bunun yerine ABD, diktatörlükler ve İsrail'den müteşekkil sistemi daha da sağlamlaştırmak için 1991 Körfez Savaşı'nı takiben askeri yığınak yaptı. ABD'nin diktatör yönetimlere ve İsrail'e verdiği destek, Afganistan savaşı sırasında bizzat teşvik edilen radikalizmle birlikte, Arap gençlerinin öfke patlamasına neden oldu. Bu öfkenin terörizm yoluyla ifadesi, Amerikan askeri varlığının 2003 Irak savaşıyla birlikte bölgeye daha da derinlemesine nüfuz etmesine imkân verdi. Bu arada masraflarının yaklaşık 5 trilyon doları bulduğu tahmin edilen Afganistan ve Irak işgalleri, küreselleşme süreciyle birlikte yeryüzünün tek süpergücünü büyük bir ekonomik bunalımla karşı karşıya bıraktı. Ancak, ABD'deki güçlü İsrail lobisi ABD'nin masrafları kısmak için Ortadoğu'ya yönelik politikalarını revize etmesine izin vermiyor. 2009'da Amerikalıların büyük umutlarla başkanlığa taşıdığı Obama yönetimi askeri harcamaların kısıtlanması, Filistin-İsrail sorununun çözümü gibi konularda doğru tespitler yapsa da neşteri vurmada mütereddit davranınca ivmeyi kaybetti ve halen devam eden siyasi-ekonomik krizi durduramadı. Arap Dünyası'nda ertelenen demokrasi dalgasının şimdi başarılı olmasının hiç kuşkusuz en önemli nedeni ABD'nin önleyici müdahale kabiliyetini kaybetmiş olmasıdır. Yine Türkiye'nin Tunus ve Mısır'daki olaylar devam ederken yaptığı yerinde müdahalelerin devrimlerin başarılı olmasında büyük rolü bulunuyor. Mısır'da göstericilerin ümitsizliğe kapıldıkları bir noktada, Washington bir yandan Tahrir'deki kalabalıkların nabzını okşarken, diğer yandan Mübarek'in ipini çekme hususunda mütereddit davranıyordu. Tam bu esnada Tayyip Erdoğan'ın Mübarek'in artık görevi bırakması gerektiğini söylediği güçlü mesajı yayınlandı. Türkiye gibi bölgesinde ağırlığı olan bir ülkenin çok güçlü bir şekilde git çağrısı yapması ve muhtemelen yapılan bazı görüşmeler ABD yönetimini artık kaçınılmaz vaktin geldiği gerçeğine ikna etti. Erdoğan'ın Mısırlılar arasındaki popülaritesi, sadece Türkiye'nin İsrail'e karşı Arap yöneticilerden bile daha sert bir tavır ortaya koymuş olmasından değil, aynı zamanda iç politikada o gün eleştiriye maruz bırakılan bu kritik destekten kaynaklanıyor. Yine Türkiye'nin başlangıçta muğlak olan Libya politikasında yaptığı gerekli revizyon ve müdahaleler sonrasında, desteğini Kaddafi'den isyancılara doğru net bir şekilde kaydırması, Libya'daki devrimin kaderini değiştiren çok kritik bir gelişme oldu. Türkiye Arap coğrafyasındaki yönetim değişikliklerine verdiği bu desteğini, şimdi Kuzey Afrika çıkarmasıyla somutlaştırıyor. Böylece Türkiye'nin hamiliğinde ve liderliğinde Akdeniz'de oluşan yeni demokratik ve liberal düzenin yapı taşları döşeniyor. Kuşkusuz bu yeni düzen, Türkiye'yi Akdeniz üzerinde hegemonya kurma heveslisi İsrail ve Fransa ile karşı karşıya getiriyor. İsrail'le yaşanan gerginliği, Filistin sorunundan bağımsız olarak bir hegemonya çatışması olarak yorumlayabiliriz. Sarkozy'nin alelacele yanına İngiliz refikini de alarak soluğu Libya'da alışındaki telaşını da Türkiye'nin önünü kesme girişimi olarak yorumlamak durumundayız. Bu coğrafyanın insanları I. Dünya Savaşı sonrasında sınırları Fransız ve İngiliz haritacıları tarafından cetvelle çizilen ülkelerden oluşan bir bölgesel sistemde yaşıyorlar. Çizilen sınırlar öylesine uyduruktu ki Ürdün ve Suudi Arabistan arasındaki meşhur çıkıntı, o anda sarhoş olan İngiliz sömürge bakanı ve müstakbel başbakanı Winston Churchill'in nükseden hıçkırığıyla kaleminin kayması neticesinde ortaya çıkmıştı. Emperyalistler bu hatayı düzeltme gereği bile duymadılar. Çizilen sınırlar içine monte edilen diktatör rejimler kendi varlıklarını halklarıyla kurdukları bağlara değil, uluslararası güç odaklarıyla kurdukları iyi ilişkilere borçlu oldukları bilinciyle hareket ettiler. Kendi halklarına sıra geldiğinde demir yumruğunu gösteren rejimlerin dış desteğin kesilmesiyle aslında ne kadar kâğıttan kaplan olduklarını Tunus, Mısır ve ardından Libya halkları dramatik bir şekilde gösterdi. Bir an önce yerlerini temsili demokrasiye bırakmadıkları takdirde, şimdi aynı akıbet sıradakileri bekliyor. (Kaynak: sabah.com.tr, Hasan Kosebalaban yazisi)

Türkmenistan, doğal gazı 200 dolara vermeye hazır

Ukrayna'da yayınlanan günlük Segodnya Gazetesi'nin kendi kaynaklarına dayanarak verdiği habere göre, Türkmenistan ile Ukrayna'nın bin metreküpü 200 dolardan doğal gaz konusunda anlaştığını yazdı.

Gazetenin bildirdiğine göre, Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç ile Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov'un imzaladığı anlaşmaya göre, Rusya'dan geçmeyen alternatif doğal gaz hattının inşası 2015 yılında tamamlanacak.

İddiaya göre Türkmen lider, Ukrayna'ya yıllık 5 milyar metreküpe kadar doğal gaz çıkartmaya izin verdi. Ukrayna ise kendi çıkarttığı doğal gazı bin metre küpünü 200 dolardan ülkesine taşıyabilecek. Hâlihazırda Türkmen doğal gazı Ukrayna'ya sadece Rusya üzerinden transit geçerek ulaşabiliyor.

Ukrayna'nın yeni kuracağı hattan 200 dolara Türkmenistan'dan aldığı gazı ülkesine ulaştırıncaya kadar maliyeti 270 dolara çıkacak. (Kaynak: cihan haber)

21 Ağustos 2011 Pazar

Türkiye 'de tasarlanan ve üretilen gözlem uydusu RASAT, 17 Ağustos 11'de uzaya gönderildi.

Azerbaycan'dan Sarkisyan'a Karabağ tepkisi

APA haber ajansına konuşan Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Elmar Abdullayev, Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan'ın sözde Yukarı Karabağ devletinin bağımsızlığının tanınması yönünde verdiği son beyanat hakkında Azerbaycan devletinin görüşlerini ifade etti.

Elmar Abdullayev, “Azerbaycan topraklarının işgal edilmesinin devam ettirilmesine çağrıda bulunan Sarkisyan'ın tahrif yöntemine başvurduğunu” belirterek, “Kendi halkını barış çalışmaları yerine daha da radikalleşmeye davet eden Sarkisyan, eşbaşkan (Agit Minsk Grubu) ülke cumhurbaşkanlarının son verdikleri beyanatların tam tersini yapıyor ve onun asıl siyasetini ve niyetini belli ediyor” dedi.
Abdullayev, Sarkisyan'ın bu şekilde beyanatlar vererek, barış yolunu tıkadığını ve uzlaşmaz tavrını değiştirmediğini söyledi.

Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan, Sevan gölünde kamp kuran “Birlikte” gençlik hareketi üyelerine yaptığı konuşmada, sözde Yukarı Karabağ devletinin er ve geç tanınacağından kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini, sözde Yukarı Karabağ devletinin tanınmasının, Azerbaycan dahil olmak üzere herkes için iyi olacağını ileri sürmüştü. (Kaynak: hurriyet.com.tr - 21 Ağustos 2011)


Türkiye ve Azerbaycan her zaman birbirlerinin yanında olmuştur.

Dün de, bugün de. Bakü, 15 Eylül 1918’de tarihinde Nuri Paşa komutasındaki 8 bin kişilik Kafkas İslam Ordusu’nun yardımıyla işgalden kurtarılarak Azerbaycan Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin başkenti olmuştur. Bu savaşta 1.130 Türk askeri Azerbaycan topraklarında şehit düşmüştür. Bakü, Şeki, Şamahı, Maştafa, Göyçay, Neftçala’da Türk şehitlikleri bulunmaktadır. Şehitlere saygı için Bakü Türk şehitliğinde gönderden indirilen altıncı Türk bayrağının yeniden göndere çekilmesi ve Şehitlik Camisi’nin yeniden ibadete açılması beklenilmektedir. 30 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti'ni 9 Kasım 1991’de tanıyan ilk devlet Türkiye olmuştur. Azerbaycan ile 14 Ocak 1992’de imzalanan protokolle diplomatik ilişki kurulmuştur. 1991-2011 yılları arasında imzalanan 500'ün üzerinde anlaşmayla ikili ilişkilerin hukuki çerçevesi oluşturulmuştur. Azerbaycan’da SSCB döneminde Türk Kurtuluş Savaşı sırasında maddi ve manevi yardımını Türkiye’den esirgememiştir.

Türkiye, Azerbaycan için tek yanlı vizeyi kaldırmıştı. Ancak, Azerbaycan Türkiye’ye vizeyi kaldırmamakta israrlı davranıyor. ‘Karşılıklı Vize Muafiyeti’ ve ‘Geri Kabul Anlaşması’ Azerbaycan Dışişleri Bakanı Memmedyarov’un Türkiye’yi ziyareti öncesinde imzaya hazır hale getirilmesine rağmen imzalanamamıştı. Bakü, vize ısrarını Başbakan Erdoğan’ın ziyareti sırasında da sürdürdü.

Azerbaycan, Türk vatandaşlarına kapıdan vize verdiğini, bu nedenle bu konuda bir sorun olmadığını savunuyor. Bakü’nün aslı korkusu, Azerbaycan Türkiye’ye vizeyi kaldırırsa bunu örnek göstererek İran’ın da vize kaldırımını istemesi. İran, Türkiye gibi Azerbaycan’a karşı tek yanlı olarak vizeyi kaldırmış durumda. Ancak, İran vatandaşları Türkler gibi Azerbaycan’a kapıdan vize alarak giremiyor. Azerbaycan’ın Tahran Büyükelçiliği veya Tebriz Başkonsolosluğu’ndan vize alınması gerekiyor.

Türkiye ile Gürcistan arasında pasaport dönemi kapandı. Kimlikle geçiş başladı. Ankara, Türkiye-Gürcistan arasındaki yakınlaşmanın Türkiye-Azerbaycan arasında da gerçekleşmesini istiyor. Türkiye, Azerbaycan’ın Rusya Federasyonu, Almanya, İtalya ve İran ile arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel yakınlığın en azından yarısını talep ediyor. Rusya Federasyonu ile Azerbaycan arasında nasıl vize yoksa Türkiye ile Azerbaycan arasında da olmamalıdır.

Gümrükler mümkün olduğunca makul seviyelere indirilmelidir.

Azerbaycan, KKTC’yi tanıması üzerine zaman zaman Türk kamuoyunda bir beklenti oluşuyor. BDT’nin (Bağımsız Devletler Topluluğu) bir parçası olan Bakü, KKTC’yi tanımadı, tanımaya da niyeti yok. Ancak, KKTC’nin Bakü’de ticari temsilciliği bulunduğunu da hatırlatmak gerekiyor. Bakü, KKTC’ye yönelik ekonomik, sosyal ve insani yalıtımın ortadan kaldırılması yolunda cesur adımlar atmaktadır.

Başbakan Erdoğan’ın Bakü ziyaretinde ‘Türkiye-Azerbaycan Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi’nin ilk toplantısının Ankara’da yapılmasının kararlaştırılması ise iki ülke arasında yeni dönemin ayak sesleridir. (Kaynak: bursahakimiyet.com.tr)

Uluslararası Ticaret Fuarı Almatı'da başladı

Uluslararası Ticaret Fuarı'nın birincisi Kazakistan'ın finans merkezi Almatı'da kapılarını ilk kez açtı.

Almatı'da bulunan Atakent Fuar Merkezi'nde açan fuarda, takı ve tekstil ürünleri ön plana çıktı.

Fuar, Kazakistan İhracat ve Yatırım Merkezi (KAZNEX) ve Kazakistan Ticaret Odası (KAZKA) tarafından organize ediliyor. 10 gün boyunca açık kalacak fuara; Hindistan, İtalya, İran, Uganda, Kenya, Rusya, Ukrayna, Belarus, Özbekistan ve ev sahibi Kazakistan'dan 100'den fazla firma katılıyor. Kazakistan'da faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli şirketlerin daha çok ilgisini çeken fuar, yabancı yatırımcının ilgisini çekmek için Kazakistan adına büyük bir fırsat olarak görülüyor.

Uluslararası yeni ticaret kapılarının aranması için ilk kez düzenlenen fuarda başta Hint malları olmak üzere özellikle İtalyan tasarımı takılar ve süs eşyaları ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor.

Fuarda ayrıca küçük ev aletleri, mobilya, ayakkabı, hediyelik eşyalar ve birbirinden ilginç aksesuarlar da görücüye çıktı. (Kaynak: Cihanhaber)
Kırgızistan, ABD üssünü kapatıyor

Kırgızistan Başbakanı Almazbek Atambayev ABD'nin Afganistan operasyonları için kullandığı Manas Transit Merkezi'nin 2014'de sürenin dolmasının ardından anlaşmanın uzatılmayacağını söyledi. Rosbalt Haber Ajansı'na açıklamada bulunan Atambayev, anlaşmaya uygun olarak sürenin dolmasından altı ay önce Amerikan tarafının da bilgilendirileceğini kaydetti.

Devrik Kırgız lider Kurmanbek Bakiyev'in Moskova'dan 2 milyar dolar kredi karşılığında kapatmayı vaat ettiği iddia edilen eski Manas Askeri Üssü 2009'da, transit merkezine dönüştürülerek yeniden ABD'ye kiraya verilmişti. Kırgızistan Başbakanı Atambayev, Manas'ın askeri amaçla kullanılmayacağını, 2014 sonrası sivil ulaşımlar için bölgesel bir merkez haline getirileceğini ifade etti.

Manas askeri üssü 2001'den bu yana ABD ve müttefik ülkeler için önemli askeri merkezlerden biri olarak kullanılıyor. Eski Kırgız yönetiminin devlet olarak verilen taahhütleri yerine getirmekte sağlıklı hareket etmediği ve ülkenin imajına zarar verdiği eleştirisi getiren Atambayev, "Önceden verilen taahhütlerin yerine getirilmesinden başka alternatifimiz yok" dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton 2010 Aralık ayında bölgeye yaptığı ziyarette 2014'e kadar Manas Transit Merkezi'ni kapatmayı düşünmediklerini söylemişti. Clinton, Kırgızistan'ın yararına olması durumunda bölgede kalabileceklerini belirtmiş; askeri üste Amerikan askerleri ile yaptığı görüşmede de sonsuza kadar bölgede kalmayacaklarını ifade etmişti.

Rusya'nın Kırgızistan'da bulunan askeri varlığı ise artarak devam ediyor. Rusya'nın Kırgızistan'da başkent Bişkek'in hemen 20 kilometre dışında Kant Askeri Üssü, Issık Kul'da deniz askeri eğitim merkezi ve torpido gelişim merkezi, yine Issık Kul yakınlarında sismik gözlemevi ve Celalabad'da nükleer test gözlemevi bulunuyor. Rusya son olarak askeri varlığını uzun süre garantileyen yeni bir anlaşmayı Bişkek yönetimi ile imzaladı. Rusya bölgede bulunan askeri varlığı için Kırgız yönetimine yıllık 4,5 milyon dolar ödeme yapıyor. (Kaynak: stargazete.com)

ABD, KKTC`yi Muhatap Kabul Etmiş

1 Mart tezkeresine yönelik yürütülen pazarlıklarda ABD`nin KKTC`yi muhatap kabul ettiği ortaya çıktı.

ABD ile o müzakereleri yürüten heyete başkanlık eden Deniz Bölükbaşı`nın kitabındaki bilgiye göre ABD, resmen tanımadığı KKTC için de yazılı duyuru yayımladı.

1 Mart tezkeresine dair, ABD ile müzakereleri yürüten heyete başkanlık eden Deniz Bölükbaşı, bugüne kadar gizli kalmış bir gerçeği daha ortaya çıktı. Bölükbaşı, Dışişleri İskelesi adlı kitabında ilk defa ABD`nin KKTC`yi siyasi muhatap almayı kabul ettiğini açıkladı.
ABD ve Türkiye arasında Akdeniz`e yönelik Deniz Güvenlik Bölgeleri ilan edilmişti. Güvenliği artırmak ve ticari gemiciliği engellememek amacıyla ABD`nin denizcilere duyuru yapılması öngörülüyordu. ABD deniz gücü uçuşlar ve fırlatılacak Tomahavklar öncesinde Havacılar ve Denizciler için Bülten (NOTAM) yayınlayacaktı.

ABD bu NOTAM`ları tanımadığı KKTC için de yayınlamayı kabul etti. Böylece ABD, KKTC`yi ilk defa kağıt üzerinde muhatap aldı.

Bölükbaşı kitabında ABD`nin mühimmat için Agalar Rıhtımını, teçhizat için Mersin limanını, araçlar için İskenderun`u ve ikmal desteği için de Taşucu`nu kullanmasına izin verildiğini anımsatarak ABD`nin 2 uçak gemisi ve 22 savuş gemisinin Kıbrıs açıklarında olduğuna işaret etti.

Bölgede olası çatışmayı önlemek için Deniz Güvenlik Bölgeleri ilan edilirken ABD Deniz Muharip Gücü atış yapmadan veya harekete geçmeden önce havacılara duyuru anlamına gelen NOTAM yayınlayacaktı. İşte ABD`nin tanımadığı KKTC için de bu NOTAMLarı yayınlamayı kabul ettiği ortaya çıktı.

ABD, uyarısını Ercan hava alanının hava trafik birimlerine de iletmeyi kabul etmişti. Böylece ABD, KKTC`yi ilk defa siyasi muhatap olarak kabul ediyordu. Bölükbaşı, Türkiye`nin Kıbrıs politikasındaki değişimi ve Annan Planı müzakere süreci ile ilgili de KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş`ın Türk heyetine küstüğünü, Uğur Ziyal-Baki İlkin ve Ertuğrul Apakan arasındaki görüş farklılıklarının sürece yansıdığını belirtiyor.


GARANTÖRLÜK OYUN
Bölükbaşı`na göre Lahey`deki Adalet Sarayı`ndaki Kıbrıs müzakerelerinde BM Genel Sekreteri`nin Özel Temsilcisi Alvaro de Soto`nun son anda Türk tarafına "kazık atmak" istediği ortaya çıktı. Annan Planı`nın 1960 Garanti ve İttifak Anlaşması`na uyarlanması sırasında Türkiye`nin garantörlük hakkının sadece Kıbrıs Türk tarafı ile sınırlanması için De Soto`nun son anda metne bir dipnot eklediği tespit edildi.

Bölükbaşı, De Soto`nun bu çabası için kitabında "Son anda fark edilen bu sahtekarlık düzeltilmiş, bu dipnot metinden çıkartılmıştır" dedi.(Kaynak: beyazgazete.com)


Özbekistan Tacikistan’a doğalgazı zamlı satacak

Özbekistan, yılın üçüncü çeyreğinden başlayarak Tacikistan’a satacağı doğalgaz fiyatını bin metreküp için 249 dolardan 284 dolara çıkarıyor. Taciktransgaz’dan basına yapılan açıklamada, Özbekistan’da doğalgaz taşımacılığı ve dağıtımı yapan Uztransgaz işletmesinin, yılın üçüncü çeyreğinden başlayarak Tacikistan’a sattığı doğalgazın bin metreküp fiyatını 35 dolara arttırarak, yılın ikinci çeyreğinde anlaştıkları 249 dolardan 284 dolara çıkaracağı kaydedildi. Açıklamada, yılın her çeyreğinde doğalgaz fiyatının taraflar arasında yeniden belirleneceği belirtildi. (Kaynak: yenicaggazetesi.com.tr)



Rasat uzayda

Türkiye'nin tamamen kendi uzmanları ve yerli kaynaklarıyla ürettiği ilk yer gözlem araştırma uydusu RASAT, saatler 10.12'yi gösterirken uzaya fırlatıldı. RASAT'tan ilk sinyaller, saat 11.50'de TÜBİTAK-UZAY'ın Ankara tesislerindeki istasyonundan başarıyla alındı.

BİR GÖZÜMÜZ ARTIK UZAYDA

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) tarafından, DPT tarafından sağlanan kaynakla Türkiye'de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu RASAT, Rusya Federasyonu'nun Kazakistan sınırındaki Orenburg bölgesinde bulunan Yasny Fırlatma Üssü'nden Dnepr fırlatma aracıyla uzaya gönderildi. Dnepr fırlatma aracında RASAT ile birlikte Nijerya, Ukrayna, İtalya ve ABD'ye ait toplam 7 uydu bulunuyordu. Fırlatma, bu fırlatma aracının 17. ticari fırlatması oldu.

SAAT 10.12'DE FIRLATILDI

TÜBİTAK UZAY Müdürü Dr. Uğur Murat Leloğlu, fırlatma sürecine ilişkin tüm bilgileri düzenlediği toplantıda katılımcılarla an be an paylaştı. Toplantıda Yassny Fırlatma Üssü'ndeki Türk ekiple iletişim kuruldu. Türkiye saati ile 10.12'de başlayan fırlatmadan 969 saniye sonra RASAT, dünyadan 687 km yükseklikteki hedef yörüngesine başarıyla yerleştirildi. RASAT'tan ilk sinyaller, TÜBİTAK UZAY'ın Ankara'daki tesislerinde bulunan yer istasyonundan 11.50'de başarıyla alındı.

ANKARA ANKARA, ORADA MISIN?

15 gün sürecek devreye alma aşaması içinde RASAT'a gerekli yazılımların yüklenmesi, modüllerin ve uydunun test edilmesi ve uydunun çekeceği ilk görüntülerin Yer'e indirilmesi planlanıyor. Bu amaçla TÜBİTAK UZAY'ın Ankara'daki tesisleri ile Norveç'te bulunan Andoya yer istasyonları kullanılacak. RASAT'ta başlıca yerli modül olarak BİLGE (bilgisayar) ve üzerinde çalışan uçuş yazılımı, GEZGİN (görüntü işleme modülü) ve TREKS (x-bandı haberleşme modülü) bulunuyor.

7.5 metre siyah beyaz, 15 metre çok bantlı görüntüleme yeteneğine sahip, yaklaşık 100 kilogram ağırlığındaki RASAT

yörüngeye başarılı şekilde yerleştirildi. RASAT'tan elde edilecek uydu görüntüleri, şehir bölge planlama, ormancılık, tarım, afet yönetimi ve benzeri amaçlarla kullanılacak.

Ağırlık: 93 kgYörünge: 700 km'de dairesel, güneşe eşzamanlıYönelim kontrolü: 3 eksen kontrollüYörünge süresi: 98.8 dakikaEkvator geçişi yerel zamanı: 10:30Tahmini ömür: 3 yıl

Türkmenler Kavun Bayramını Kutladı (Dakika Haber)

Dünyanın en tatlı kavunlarının yetiştiği ülkelerden birisi olan Türkmenistan'da ''Kavun Bayramı'' renkli görüntülerle kutlandı. Bayrama katılım üst seviyede oldu.

Aşkabat'ta, Ruhname Parkındaki festivale üst düzey yöneticilerle birlikte diplomatik misyon şefleri, yabancı konuklar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bu sene 18'si düzenlenen Kavun Bayramı etkinliklerine, ülkenin 5 eyaletinden gelen kavun yetiştiricileri, açtıkları stantlarda ziyaretçilere çeşitli kavunları ve kavun mamullerini sundu.

Festivale, Aşkabat halkı büyük ilgi gösterirken, vatandaşlar kavundan elde edilen mamullerin tadına baktı. Festivalde çocuklar da karpuz toplar ile fıskiyeli alanda doyasıya eğlendi.

Ruhname parkındaki gösteri alanındaki konser, Devlet Başkanı Gurbangulı Berdimuhamedov'un çiftçilere gönderdiği tebrik mesajının okunmasıyla başladı. Türkmen kavununu ''cennet meyvesi'' olarak nitelendiren Berdimuhamedov, kavun yetiştiricilerine yeni kavun çeşitlerini yetiştirmeleri için bütün şartların oluşturulacağını bildirdi.

Kutlamalarda, halkoyunları ekipleri gösteriler sunarken, güreş müsabakaları düzenlendi, akrobatik gösteriler yapıldı.

Daha sonra, çiftçiler arasında düzenlenen yarışmada dereceye girenlere ödülleri verildi. Törende, ülkenin tanınmış sanatçıları da sahne aldı.

Yaz meyvesi olan kavunun, Türkmenler arasında önemli bir yeri bulunuyor. Yaklaşık 400 kavun çeşidinin yetiştiği ülkede, kavun şarkılara, türkülere ve kitaplara konu oluyor.

Ülkenin en tatlı kavunları Tecen bölgesinde yetişiyor. Bal tadında olan 'Vaharman' kavunlarından, geçmişte şeker yerine kullanılan 'kak' ve 'sök' mamulleri elde ediliyor.

Ağırlıkları 10 ile 20 kilo arasında olan Türkmen kavunları, sıcak yaz aylarında aşırı tatlı olmalarından dolayı çatlayabiliyor ve kokusu yüzlerce metre uzaktan alınabiliyor. (Kaynak: medyarazzi.com)

3 Temmuz 2011 Pazar

Bir haftada 9 uydu fırlatılacak

Kazsat-2 Baykonur uzay üssünden fırlatılacak 9 uydudan biri




Aşıklar Türküleriyle, Şairler Şiirleriyle Büyüledi

Bursa'da geleneksel olarak düzenlenen Uluslararası Aşıklar ve Şairler Şöleni'nin 7.si renkli görüntülere sahne oldu. Yıldırım Kaplıkaya Cazibe Merkezi'nde yapılan şölende şairler şiirleriyle, aşıklar ise türküleriyle dinleyenleri büyüledi.

Yıldırım Belediyesi tarafından aşıklık geleneğini yeni nesillere aktarmak amacıyla gerçekleştirilen şölene, 10 ülkeden 85 şair ve aşık katıldı. Sabah saatlerinde başlayan şölen akşam saatlerinde Yıldırım Kaplıkaya Cazibe Merkezi'nde devam etti. Çok sayıda vatandaşlın dinlediği aşıklar şöleni renkli görüntülere sahne oldu. Yarışmalarda aşıklar, lebdeğmez, türkü, atışma dallarında hünerlerini sergiledi. Şairler ise yazdığı şiirleri okudu. Yarışmaya Azerbaycan'dan katılan Helime Versova'nın okuduğu "Sarı Gelin" türküsü davetlilerden yoğun alkış topladı. Daha sonra sahneye çıkan Devrişen Mutlu, okuduğu şiirle dinleyenlere güzel bir gece yaşattı.

Şölene, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Almanya, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kosova, Moldova, Kazakistan, Irak başta olmak üzere toplam 10 ülkeden toplam 82 şair ve aşık katıldı. (Kaynak:haberciniz.biz)


Baykonur uzay üssünden bir haftada 9 uydu fırlatılacak


Rusya Federal Uzay Ajansı, Baykonur uzay üssünden 11 Temmuz ile 18 Temmuz günleri arasında dokuz uydu fırlatılacağını duyurdu.


Kazakistan'daki Baykonur uzay üssünden bir haftada dokuz uydu fırlatılacak. Rusya Federal Uzay Ajansı basın servisinden yapılan açıklamaya göre uydular arasında Kazakistan'a ait haberleşme uydusu Kazsat-2 de bulunuyor. Baykonur uzay üssü Kazakistan'ın Baykonur kasabasının 320 km kadar güneydoğusunda, Seyhun nehrinin kıvrımındaki bozkırda bulunuyor.

Dünyanın en eski ve en büyük uzay fırlatma üssü olan Baykonur, birçok fırlatma rampası, 5 adet kontrol kulesi, 9 adet kontrol merkezi ve 1.500 km uzunlukta bir füze deneme alanına sahip. 2 Haziran 1955'te hizmete giren üssün genişliği kuzeyden güneye 80 km, doğudan batıya ise 130 km kadar. Üs yakınlarına çalışanların ve ailelerinin kalmaları için Tyuratam şehri (o zamanki adı ile Leninsk) şehri kuruldu. Tüm Rus insanlı uzay araçları, ay ve gezegen sondaları bu üsten fırlatıldı.

İlk insan yapımı uydu Sputnik 1'in fırlatılması (4 Ekim 1957), ilk insanlı yörünge uçuşunu gerçekleştiren Yuri Gagarin'in aracı Vostok 3KA-2 ya da bilinen adıyla Vostok I'in fırlatılması (12 Nisan 1961), uzaya çıkan ilk kadın Valentina Tereşkova'nın aracının fırlatılması (1963) gibi pek çok uzay yolculuğu Baykonur'dan başladı. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Kazakistan Cumhuriyeti sınırları içinde kalan Baykonur uzay üssü, Rusya Federasyonu tarafından yıllık 115 milyon dolar kira ile 2050 yılına kadar kiralandı. Baykonur'dan yapımından günümüze kadar yaklaşık 1100 kadar fırlatma yapıldı. 1980-1990 yılları arasında Mir uzay programını destekleyen üs, Columbia felaketinden sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin uzay mekiği programına ara vermesi ile Uluslararası Uzay İstasyonu'nun tek destekleyici üssü haline geldi. (AA-Wikipedia- Kaynak: radikal.com.tr)


Kırgızistan’daki Manas Hava Üssü’nde ABD'ye apron

Amerikan Ordusu’nun Afganistan’daki operasyonlarında kilit rol oynayan Kırgızistan’daki Manas Hava Üssü’nde apron inşaatı Adalı Holding bünyesindeki Serka İnşaat tarafından yapılarak teslim edildi.

Amerikan ordusu ve Hava Kuvvetleri’ne 40 yılı aşkın bir süredir hizmet veren Serka İnşaat, Kırgızistan’da yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle çalışmalara geç başladı. Ancak apron 11 ayda tamamlanarak hizmete girdi.

12 uçak park edebilecek

Aynı anda 12 uçağın park etmesine olanak tanıyan apronların, pist ile birleşen taksi ve yaklaşım yolları, yağmur suyu deşarj kanalları, buzlanma önleyici “deicing” sistemi, yangın söndürme sistemi ve uçakların park pozisyonunda enerji ihtiyacını sağlayan “GPU” sistemini kurduklarını söyleyen Adalı Holding Genel Müdürü Aytaç Demirbaş, projenin tüm siyasi olumsuzluklar, lojistik güçlükler ve zorlu kış koşullarına rağmen vaktinden önce teslim edilmesinin memnuniyet verici olduğunu belirtti.

Törenle açıldı

Yeni apronun hizmete girişini kutlamak amacıyla düzenlenen törene ABD Kırgızistan Büyükelçisi Pamela Spratlen, Manas Transit Merkezi Komutanı James Jacobson, Kırgızistan Hava Kuvvetleri Komutanı Erkin Osmonov, Uluslararası Manas Havalimanı Başkan Yardımcısı Busurmankulov Abdimalik ve Kırgızistan Dini Temsilcisi Chynkojo Hajji katıldı. (Kaynak: hurriyet.com.tr)

Özelleştirme ihalesinde şartnamenin bu ay çıkması beklenirken, TAV, Limak, İbrahim Çeçen, Çelebi gibi grupların Ercan Havalimanı ile ilgilendiği belirtiliyor. Ekonomist Dergisi’nde yer alan habere göre, siyasi nedenlerde sadece Türk şirketlerinin ilgi göstermesi bekleniyor.

Ercan Havalimanı özelleşecek, yolcu 5 milyona çıkacak

KKTC’de Ercan Havalimanı’nın özelleştirme çalışmalarında son aşamaya gelindi.

YİD uygulanacak
Bu havaalanı özelleştirmesinin ülkesi için çok önemli bir atılım olacağını söyleyen KKTC Başbakanı İrsen Küçük, şu açıklamayı yaptı: “Amacımız satışın ardından Ercan Havalimanı’nı büyütmek ve daha modern bir altyapı ile hizmete sokmak. KKTC için, bu tesis hayati bir öneme sahip. Yap-İş-Devret (YİD) modeliyle özelleştirmek üzere çok yakında ihaleye çıkacağız. Sanıyorum bu ay içinde gerekli kitapçığı hazırlar, katılımcıların önüne koyarız.”
Ercan Havalimanı’nın yıllık yolcu kapasitesinin halen 2.5 milyon olduğunu belirten Küçük, özelleştirme sonrası yapılacakları şöyle özetledi: “Yap-İşlet-Devret modeli ile yıllık yolcu kapasitesi 2 katına çıkarılacak. İhaleyi kazanan şirkete ikinci pist kurma zorunluluğu da getirilecek. İkinci pist devreye sokularak havalimanının pist uzunluğu 3 bin 200 metreye çıkarılacak. Yeni hali ile terminalde 8 körüklü kabin olacak.”
Finansman sıkıntısı
İhaleye sadece Türk firmalarının katılacak olması nedeniyle, kredi kaynakları olarak da Türk bankalarının devrede olacağı söyleniyor. Limak Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir, ihale şartlarının belirlenmesini beklediklerini belirtirken, TAV Holding CEO’su Sani Şener, finansman konusunda bir sorun çıkmayacağını vurguladı. Şener, şunları söyledi: “KKTC’nin yurtdışında tanınmaması nedeniyle dış kaynak bulunmasa bile Türk bankalarından kredi desteği sağlarız. Ayrıca belirtmeliyim ki, gerekirse ihale bedelini nakit olarak da karşılayabilecek güçteyiz.”

Yeni KTHY, Anadolu Jet’ten uçak kiralayacak

EKONOMİST Dergisi’ne iflas eden Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın (KTHY) yerine yeni kurulacak havayolu şirketi hakkında da bilgi veren KKTC Başbakanı İrsen Küçük, şunları söyledi: “Bu şirket 28 ortaklı olarak yakında hizmet vermeye başlayacak. Yeni şirketin yüzde 60’lık hissesine özel sektör, yüzde 30’una Kıbrıs hükümeti ve yüzde 10’luk hissesine de Türk Hava Yolları (THY) sahip olacak. Özel sektörün istemesi halinde hisselerimizin tamamını da satabiliriz. Hisseleri 100 bin dolardan başlayan şirketin kuruluş sermayesi 12 milyon dolar olarak belirlendi. Türkiye’deki Rekabet Kurulu’ndan kararı çıkan şirket, ilk etapta Anadolu Jet’ten 3 uçak kiralayıp en kısa zamanda işe başlayacak.” (Kaynak: hurriyet.com.tr)


Rusya´dan en çok Özbek işçiler para gönderdi

Özbekistanlı işçiler, Rusya´dan ülkelerine en çok para gönderen işçiler oldu. Rusya´da çalışan Özbekistanlı işçilerinin bu yılın ilk üç ayında ülkelerine 562 milyon dolar para gönderdiği bildirildi.

Rusya Merkez Bankası verilerine göre bu yılın ilk üç ayında ülkelerine en çok para gönderen işçiler arasında Özbekistanlı işçiler ilk sırada yer aldı. Banka, Özbekistanlı işçilerinin değişik havale yollarıyla ülkelerini 562 milyon dolar gönderdiğini açıkladı. Tacikistanlı işçiler ise para göndermede ikinci sırada yer aldı. Tacikistanlı işçilerinin ülkelerindeki ailelerine 438 milyon dolar gönderdiği aktarıldı. Rusya´dan en çok para gönderen üçüncü ülke işçileri ise Ukraynalılar oldu. Ukraynalı işçiler söz konusu süre zarfında ülkelerine 430 milyon dolar havale etmiş.

Rusya Merkez Bankası verilerine göre, 2009'da genel itibariyle Rusya'dan Özbekistan'a 2 milyon 835 milyon dolar havale edilmiş. 2010 ise havale edilen para miktarı yaklaşık yüzde 40 atarak 4 milyar dolara ulaşmış. Sadece işçilerin 2010´da gönderdiği para miktarının ise yaklaşık bir milyar 700 milyon dolar olduğu bildirildi.

Rusya'da çalışmak amacıyla bulunan Özbek işçilerinin sayısı on binlerle ifade ediliyor. Bu ülkede faaliyet gösteren firma ve iş yerleri sahipleri daha ucuz maliyetli iş gücü olduğu gerekçesiyle özellikle Orta Asya ve diğer Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinden gelen yabancı işçileri tercih ediyor. (Kaynak: siirt56.com)




Türkiye Ekonominin Büyüme Ayrıntıları

Türkiye ekonomisi, 2011 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11 büyüdü. Ticaret, yüzde 17,2 ile en fazla büyüyen sektör oldu.

Türkiye ekonomisi, 2011 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11 oranında büyüdü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üretim yöntemiyle hesaplanan gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, 2011 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre cari fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 17,9'luk artışla 284 milyar 868 milyon lira oldu.

Sabit fiyatlarla ise GSYH, yüzde 11'lik artışla 25 milyar 896 milyon liraya ulaştı.

Sabit fiyatlarla bakıldığında geçen yılın ilk çeyreğinde ekonomi yüzde 12, ikinci çeyrekte yüzde 10,3, üçüncü çeyrekte yüzde 5,2, dördüncü çeyrekte de yüzde 9,2 büyüme göstermişti. Yılın tamamında ise ortalama büyüme yüzde 8,9'u bulmuştu.

Ticaret Sektörü, 32,5 Milyar Liraya Ulaştı
Türkiye ekonomisinde 2011 yılının ilk çeyreğinde sabit fiyatlarla en fazla büyüme gösteren sektör, ticaret oldu. Geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 20,5 büyüyen sektör, bu yılın aynı döneminde yüzde 17,2 büyüme gösterdi. Sektörün cari fiyatlarla büyüklüğü, 32,5 milyar liraya ulaştı.
Diğer sosyal, toplumsal ve kişisel hizmet faaliyetleri dışında tüm sektörlerde büyüme gözlendi.
En fazla büyüyen sektörlerin başında vergi ve sübvansiyon (yüzde 17,1), inşaat (yüzde 14,8), imalat sanayi (yüzde 12,3), elektrik gaz buhar, sıcak su üretimi ve dağıtımı (yüzde 12,3) geldi.


Tablolar
TÜİK verilerine göre, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Sonuçları şöyle:


Cari fiyatlarla Gelişme Cari fiyatlarla Gelişme Sabit fiyatlarla Gelişme
GSYH Hızı GSYH Hızı GSYH Hızı
Dönem (Milyon TL) (Yüzde) (Milyon Dolar) (Yüzde) (Milyon TL) (Yüzde)
------- -------------- ------- -------------- -------- ------------ -------
I 241.578 16,2 160.132 27,1 23.335 12,0
II 267.528 17,0 174.074 19,7 25.669 10,3
III 297.701 13,8 196.856 13,2 28.661 5,2
IV 298.294 17,3 204.766 19,5 28.015 9,2
2010* 105.101 16,0 735.828 19,3 105.680 8,9
2011 I 284.868 17,9 180.608 12,8 25.896 11,0



TÜİK verilerine göre 2010 ve 2011 yılları ilk çeyrek üretim yöntemine göre sektörel gelişme hızları, sabit fiyatlarla şöyle oldu:


2010 2011
SEKTÖR BİRİNCİ BİRİNCİ
. ÇEYREK ÇEYREK
---------- ----------- --------
Tarım 0,6 3,6
Balıkçılık 4,7 11,4
Madencilik 6,1 10,9
İmalat sanayi 21,4 12,3
Elektrik-gaz 2,4 12,3
İnşaat 8,3 14,8
Ticaret 20,5 17,2
Oteller-lokantalar -1,1 5,1
Ulaştırma-Haberleşme 12,1 12,2
Mali Kuruluşlar 4,4 9,1
Konut Sahipliği 1,8 2,2
Gayrimenkul Kiralama 12,6 9,7
Eğitim 1,2 3,2
Sağlık işleri ve sos.hizm. 4,2 2,5
Diğer Sos., Topl. ve
Kişisel Hizm. Faali. 2,4 -2,0
Eviçi Pers.Çalş.
Hanehalkları 9,5 5,8
Dolaylı Ölçülen
Mali Ara.Hizm. 10,4 11,8
Vergi Sübvansiyonlar 17,3 17,1
GSYH(alıcı fiyatları) 12,0 11,0


Berdimuhamedov'un doğum günü kutlandı

Türk sanatçılar Funda Arar ve Kubat, Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta Türkmen hayranlarıyla buluştu.

Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbangulı Berdimuhamedov'un doğum günü kutlamaları kapsamında Aşkabat'a gelen sanatçılar, ilk olarak Ruhiyat Köşkünde düzenlenen konserde sevilen parçalarını seslendirdiler.

Kubat, burada ayrıca Türkmence şarkı söyleyerek izleyicilerine sürpriz yaptı. Kubat'ın Türkmence seslendirdiği "Yelpeselendi" şarkısı büyük beğeni topladı.

Daha sonra Ruhname parkındaki sahnede Türkmen hayranlarının karşısına çıkan Kubat ve Funda Arar, sevilen şarkılarıyla geceye renk kattılar. Konser sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunan sanatçılar, kardeş ülke Türkmenistan'da bulunmaktan memnun olduklarını dile getirerek, Devlet Başkanı Berdimuhamedov'un daveti üzerine bu ülkeye geldiklerini ifade ettiler.

Dinleyicilerden de çok güzel tepki aldıklarını ve kendi parçalarına eşlik ettiklerini söyleyen Kubat, Türkmence şarkı ile sürpriz yaptıklarını ifade ederek, Aşkabat'a hayran kaldıklarını dile getirdi.

Sanatçı Funda Arar da çok keyifli bir gece, şölen yaşadıklarını belirterek, seyircilerden büyük alkış aldıklarını söyledi.

Etkinlikler kapsamında dünyaca ünlü Fransız şarkıcı Patricia Kaas, Azeri sanatçı Arash, Rus şarkıcı Filip Kirkorov ile birlikte pek çok ülkeden tanınmış sanatçılar konser verdi.

Son yıllarda doğum günü çeşitli etkinlikler ile kutlanan Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbangulı Berdimuhamedov 29 Haziran 1957 yılında dünyaya geldi. Berdimuhamedov, ülkenin kurucu devlet başkanı Saparmurat Türkmenbaşı'nın Aralık 2006'da vefat etmesinin ardından, Şubat 2007'de yapılan devlet başkanlığı seçimlerini kazanarak göreve geldi.