
- Gül: Biz büyük bir milletin parçalarıyız.
- "Kazakistan buğdayı ihracat yasaklarıyla engellenecek"
- Türk polisi, Kırgızistan'da barışı koruyacak
- Kırgızistan'da ikinci ABD üssü tartışması
- Kırgızistan’daki parlamento seçimlerine 52 parti katılıyor
- KKTC'de Taşkent şehitleri anıldı
- Özbekistan, Sovyetlerden kalma uçakları seferden kaldırdı
- Bayan mı, kadın mı.. Karar yok..
- ABD'nin "hassas ama gizli değil" Türkiye raporu
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız “Enerji yatırımlarında 73 milyon insanın sorumluluğu ile hareket ediyoruz.”
- Türkmenistan Çin'den 4,1 milyar dolar kredi talep ediyor
- Türkmenistan elektrik ihracatını arttıracak
Bakü resmi ziyareti öncesi Azeri APA ajansına konuşan Gül, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin kardeşlik ve çok yüksek bir düzeyde olduğunu belirtti.
Kafkasya'da barış ve istikrarın sağlanması gerektiğini kaydeden Gül, "Sorunları dondurarak böyle tutarsak, daha sonra aniden o sorunlar tekrar ortaya çıkabilir. Devlet yetkililerinin görevi ne olmalı? Sorunları çözmek. Birleşmiş Milletler'in (BM) konuyla ilgili bildirileri ortada bir gerçeğin olduğunu gösteriyor. Minsk Grubu ciddi çabalar gösteriyor. Fakat ne yazık ki aradan 18 yıl geçmesine rağmen Minsk Grubu somut neticeler elde edemedi. Bir işgalin üzerinden 18-20 yıl geçmişse bu iyi durum değil... Bölgedeki sorunların adil olarak çözülmesi hepimizin yararına. Çok isterdik ki Minsk Grubu sorunun çözümüne yaklaşsın. Fakat bugün halk Minsk Grubu temsilcilerinin bölgeye gidiş-gelişini 'turistik seferler' gibi nitelendiriyor. Dolayısıyla yeni girişimler lazım. Kendim 2008 yılında bu girişimi ortaya attım. Önce Erivan'a gittim, daha sonra Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buraya geldi. Yeni dünya sisteminde herkesin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli." diye konuştu.
Türkiye'nin komşularıyla yürüttüğü sıfır problemli dış politikası bağlamında Erivan'la da ilişkilerin düzelmesinden yana olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Gül, "Tüm bu süreçle ilgili Sayın Aliyev'i detaylı bilgilendirdik. Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ve Başbakan Vladimir Putin de bu konuda yakından iştirak etti. Medvedev de, Putin de, Aliyev de ve Sarkisyan da bu şekilde devam etmeyeceğine inanıyor. Onlar da sorunun çözümünü istiyor. Diplomasi ve müzakereler yoluyla bu işler çözülebilir.
Bu konularda Azerbaycan Aliyev'e, Türkiye bana, Ermenistan Sarkisyan'a güvenmelidir. Sayın Medvedev ve ABD Başkanı Barack Obama da bu işe daha fazla destek vermeli. Ben bu sorunların çözümü için çok umutluyum. Bu sorunun çözümü açısından Rusya büyük bir ülke. Dolayısıyla biz sorunlarla ilgili daha detaylı istişareler de yaptık. Bu tür ağır sorunlar, bir ülkenin baskısı veya arzusu ile çözülemez. Bu sorunlar ilgili olan ülkeler ve bölgedeki diğer devletlerin ciddi çabalarıyla çözülebilir. Bunu göz önünde bulundurarak ben bu girişimi, hamlemi yaptım. Evet, taşlar yerinden oynadı, bu da önemli idi. Fakat fazla gelişme olamadı. Bu süreçte hem Azerbaycan, hem Ermenistan hem de Türkiye'de yanlış anlaşılmalar oldu. Tüm liderlere şunu söylüyorum, bir yerde oturmayacağız, sorunun çözümü için durmadan çalışacağız. Çözüm ve barış kolay elde edilmiyor. Bu seferki ziyaretimde de değerli kardeşim İlham Aliyev'le bu konuyla ilgili ciddi görüş alış verişinde bulunacağız. Bu bakımından ziyaretimin faydalı olacağına inanıyorum." dedi.
(CİHAN)
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1015885&title=gul-azerbaycanin-isgal-edilmis-topraklari-uzun-sure-boyle-kalamaz
MOSKOVA - Rusya'nın haziran ayı ortalarından beri devam eden aşırı sıcak havalar yüzünden yaşadığı kuraklık yüzünden tahıl ürünlerinin ihracatıyla ilgili aldığı geçici yasak kararı bugün yürürlüğe girdi.
Rus haber ajansı RİA Novosti, yıl sonuna kadar devam etmesi beklenen yasak kararının hükümet tarafından 1 Ekim'den sonra ülke genelinde ürün hasadını değerlendireceğini ve geçici yasak kararının elde edilecek verilere göre yeniden gözden geçirilebileceğini kaydetti.
RİA Novosti, ilk bilgilere göre kuraklığın Rusya'da 11 milyon hektarlık alandaki ekinleri etkilediğini belirterek, geçen yıl 97,1 milyon ton olan tahıl ürünleri beklentisinin bu yıl 60-65 milyon ton civarında olmasının beklendiğini duyurdu.
Rusya Tarım Bakanlığı önceki gün yaptığı açıklamada, ekinlerin toplanmasının ardından verilerin olumlu olması halinde bile Rusya'nın bu yıl en fazla 4,5 milyon ton tahıl ihraç edebileceğini belirtmişti.
Analistler, Rusya'nın özellikle batı bölgesindeki orman yangınları ve kuraklığın ekonomiye maliyetinin 15 milyar dolar civarında olduğunu kaydetmişlerdi,
Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev de daha önce yaptığı açıklamada, hükümetin kuraklık yüzünden daha önce imzaladıkları sözleşmelerin yükümlülüklerini yerine getiremeyecek olan tahıl üreticileri ve ihracatçılarını koruması gerektiğini belirterek, "Tahıl üreticilerimizi ve bu ürünlerimizi ihraç eden kişileri zor duruma koyduk ve bunu da bilinçli yaptık. Ancak bunu yaptıysak o zaman bu kişilerin arkasında da durmamız lazım" ifadesini kullanmıştı.
ABD, AB ve Kanada'nın ardından dünyanın en büyük tahıl ürünleri ihracatçısı olan Rusya geçen yıl başta Mısır, Türkiye, Pakistan, Azerbaycan, Suriye, Ürdün, İran, Libya, Bangladeş ve Yemen olmak üzere çok sayıda ülkeye 24,1 milyon ton tahıl ürünleri ihraç etmişti.
Rusya'nın tahıl ürünlerine koyduğu geçici ihracat yasağının bugün yürürlüğe girmesi, bazı üretici ülkelerin buğday ihracatıyla ilgili rekabetini kızıştıracak. Rusya'nın ihracat yasağından Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Avustralya ve Arjantin'in yararlanacağı sanılıyor.
Dünyanın bir numaralı arpa ve altıncı büyük buğday ihracatçısı Ukrayna'da hükümet, olumsuz hava koşullarının tahıl üretimini olumsuz etkilemesi yüzünden, her ne kadar şimdiye kadar doğrulamasa da tahıl ihracatını kısıtlamayı planlıyor. Tüccarlara göre, Ukraynalı yetkililer, gayri resmi olarak zaten tahıl ihracatını engelliyor.
Buğdayını Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz limanları üzerinden ihraç eden Kazakistan'ın da büyük bürokratik sorunlarla karşılaşması bekleniyor.
Avrupalı bir tüccar, "Kazakistan'ın ihracat yapmak ya da yapmamak istemesinin önemi yok. Kazakistan buğdayı ihracat yasaklarıyla engellenecek" dedi.
Kırgızistan'da geçtiğimiz aylarda yaşanan siyasi kargaşanın aşılmasında önemli rol oynayan Türkiye, ülkede istikrarın pekiştirilmesi için de devrede.
Ankara iç çatışmaların yaşandığı ülkenin güneyine polis gönderiyor. Türk polisi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde oluşturulacak güvenlik birimi kapsamında görev yapacak. Diplomatik kaynaklar Kırgızistan'dan gelen talep üzerine Türk polisinin görevlendirildiğini belirterek kardeş ülkeye her türlü desteğin verilmeye devam edileceğini bildirdi. Zaman gazetesinin haberine göre; AGİT bünyesinde görevlendirilecek güvenlik birimi kapsamında Türkiye'den de polis gelmesini isteyen Kırgızistan'a Ankara olumlu cevap verdi. AGİT karargâhında ülkenin güneyine gönderilecek polis gücünün oluşturulmasıyla ilgili sürecin başladığını söyleyen Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyit Ubukeyev, bölgeye Rusça bilen polislerin yanı sıra Türkiye'den de polis gelmesini istediklerini ifade etmişti. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, güneyinde Kırgızlar ile Özbekler arasında 10 Haziran'da başlayan, 500 bin dolayında insanın yerinden olmasına ve 380'e yakının da ölmesine sebep olan etnik çatışmalar üzerine AGİT'ten destek istemişti. Kazakistan'ın başkanlık yaptığı AGİT de bu ülkeye polis gücünün konuşlandırılmasına karar vermişti. Bu çerçevede polis gücünün oluşturulma sürecinin başladığını belirten Ubukeyev, "Bölgede görev yapacak polis birliğinin temsilciliğine Kırgızistan'la ilgili deneyime sahip, yerel örf ve âdetleri bilen birisinin atanmasını bekliyoruz." ifadelerini kullanmıştı. Ubukeyev, Türkiye ve Rusya'dan gelecek polislerin bu özelliklere sahip olduğunu işaret etmişti. Diplomatik kaynakların verdiği bilgide Tük polisinin AGİT Polis Danışma Grubu bünyesinde Kırgızistan'da görev yapacağını açıkladı. Söz konusu grupta görev alacak toplam 34 polisin 16'sı Türk olacak. Grubun başkan yardımcısı bir Türk polis yetkilisi olacak. Polislerin en kısa sürede Kırgızistan'a gitmesi bekleniyor. Türk polisi AGİT'in Gürcistan, Azerbaycan, Makedonya, Sırbistan, Karadağ, Kosova ve Avusturya misyonlarında, Avrupa Birliği polisinin Bosna-Hersek ve Kosova misyonlarında, Birleşmiş Milletler'in ise Doğu Timor, Fildişi Sahilleri, Haiti, Kongo, Kosova, Liberya, Sudan, Sudan-Darfur ve Burundi misyonlarında görev yapıyor.
Kırgızistan'da ikinci ABD üssü tartışması
Kırgız basınında, “ABD'nin, ülkenin güneyinde, Çin boyunduruğundaki Doğu Türkistan'ın Kaşgar kentine ve Özbekistan ile Tacikistan sınırına yakın bir bölgede ikinci bir hava üssü açmayı planladığı”na yönelik haberler geniş bir şekilde yer almaya başladı.
Haberlerde, üst düzey Amerikalı yetkililerin sık sık Kırgızistan'a geldikleri ve bu konuda görüşmeler yaptıklarına dikkat çekilirken, Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi Müdürü Farid Niyazov, Bişkek yönetiminin ABD ile yeni bir üssün açılması konusunda görüşmeler yapıldığına ilişkin haberleri yalanladı.
Kırgızistan Savunma Bakanlığı Basın Merkezi yetkilililerinden Ayzada İgibayeva da RİA Novosti ajansına, Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi Müdürü Niyazov'un açıklamalarını destek veren bir açıklama yaptı. İgibayeva, ABD'nin, Kırgızistan'ın güneyinde askeri üs açacağına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını dile getirirken, Savunma Bakanlığı'nın, ABD'nin maddi desteğiyle güneyde askeri eğitim merkezi kurması konusunda görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı.
Bu yalanlamaya Amerikalılardan da destek geldi. ABD'nin Bişkek Büyükelçisi Tatiana Gfoeller da ülkesinin Kırgızistan veya bir başka Orta Asya ülkesinde yeni üs açma niyeti olmadığını öne sürdü. Ancak Büyükelçi, ülkenin güneyinde uyuşturucu ve terörle mücadele merkezi kurulmasına ilişkin Kırgız yetkililerle görüş alış verişinde bulunduklarını söyledi.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, iktidara geldiğinde, ABD üsleriyle ilgili kararı yeni parlamentonun vereceğini duyurmuş, Milli Güvenlik Hizmetleri (GSNB) Başkanı Keneşbek Düşebayev ise ABD ve Rusya'nın, ülkede ikinci birer üs kurmalarına karşı olmadığını açıklamıştı.
Kaynak : http://www.globalyorum.com/
Kırgızistan’daki parlamento seçimlerine 52 parti katılıyor
Seçime katılma başvurusunun bugün itibariyle sona erdiği Kırgızistan'da 10 Ekim'de yapılacak parlamento seçimlerinde 52 siyasi parti yarışacak.
Kırgızistan Merkez Seçim Komisyonu (MSK) seçime katılmak için müracaat eden parti sayısının 52 olarak gerçekleştiğini açıkladı.10 Ekim'de yapılacak ve Kırgızistan'ı ilk defa parlamenter sistemle tanıştıracak parlamento seçiminde partiler, 120 sandalyeli meclisten daha çok milletvekili kapmak için yarışacak. Kırgızistan'ın değişen yeni seçim yasasına göre bir parti en fazla 65 milletvekili çıkarabiliyor.Seçimde birinci olan parti hükümeti kurmakla görevlendirilecek. Bir partinin tek başına hükümeti kurabilmesi için 65 milletvekili çıkarması gerekiyor. Aksi durumda ise hükümeti kurmanla görevlendirilen parti başka parti veya partilerle koalisyon yapması gerekecek.İki milyon 500 bin dolayında seçmenin olduğu ülkede 52 partinin şansını denemek istediği seçimde koalisyon hükümetinin çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor.Beş milyon 500 bin nüfuslu ülkedeki parlamento seçimlerinin favori partisi olarak ise Ömürbek Tekebayev'in başkanı olduğu Atameken (Anavatan) Partisi gösteriliyor.(CİHAN)
KKTC'de Taşkent şehitleri anıldı
KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer, şehitleri anarken geçmişi hatırlamak, ancak geçmişe takılı kalmamak gerektiğine işaret ederek, sağlam bir gelecek inşa edebilmek için geçmişi çok iyi bilmek gerektiğini söyledi.
Özbekistan, Sovyet döneminden kalma 5 yolcu uçağını seferden kaldırıyor.
Hava filosunu satın aldığı yeni uçaklarla daha da güçlendiren Taşkent, eski uçakları seferlerden kaldırıyor. Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri arasında güçlü bir filoya sahip olan Özbekistan Hava Yolları(ÖHY) Sovyet yapımı, İL-62, İL-86, Yu-154 ve Yak-40 tipi yolcu uçaklarını 2010 itibariyle seferden kaldırdı.
Şirket bünyesindeki gelişmelere ilişkin düzenlediği basın toplantısında açıklamada bulunan ÖHY Genel Başkanı Valeriy Tyan, ÖHY'nin sadece bölgede değil, dünya genelinde hatırı sayılır hava şirketlerinden biri olmayı hedeflediğini söyledi. Bu amaçla uçak filolarında ciddi yenilemeye gittiklerini belirten ÖHY Başkanı "Gelişen hava ulaşımında geride kalmama adına yeniliklere ayak uydurmalıyız." dedi.
ÖHY'nin gelecek beş yılda daha da büyüyeceğini dile getiren Tyan, kalite ve güveni artırma adına Sovyet döneminden kalma bir çok uçak modelini seferlerden kaldırdıklarını, bunların yerine, B-767-300ER, B-757-200, A310 ve RJ-85 tipi uçakları devreye soktuklarını kaydetti.
Geçtiğimiz temmuz ayında filosuna iki adet yeni Airbus A320 yolcu uçağı katan ÖHY, 2016'ya kadar ise 8 adet A320, dört tane Boeing767 ve İki tane de Boeing787Dreamliner tipi yolcu uçağı alacak.
Dünya genelinde 30'a yakın ülkede 60 dolayında noktaya sefer düzenleyen ÖHY, yeni atılımlarla hem yolcu ve hem de yük taşıma miktarını artırmayı hedefliyor.
Bayan mı, kadın mı.. Karar yok..
Türkiye'de son dönemde, özellikle spor alanında, ''bayan'' yerine ''kadın'' kelimesini kullanma eğiliminin artmasıyla tartışmalar yaşanırken, diğer Türk cumhuriyetlerinde de bu konuda birliğin bulunmadığı ortaya çıktı.
Basketbol Federasyonu'nun Mayıs ayında aldığı kararla, bundan böyle ''Bayanlar Ligi'' yerine ''Kadınlar Ligi'' ifadesini kullanacağını açıklaması, buna karşılık Voleybol Federasyonu'nun da, ''Liglerin tescilli isimlerinde 'bayan' ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla 'Bayanlar Ligi' olarak anılmaya devam edilmelidir'' şeklinde duyuru yayınlaması tartışmaların alevlenmesine yol açtı. Diğer Türk cumhuriyetlerinden Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan'da ''kadın'', Kazakistan ile Türkmenistan'da ise ''bayan'' kelimesini karşılayan kelimelerin kullanıldığı belirlendi. Kızey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ise doğrudan ''bayan'' ifadesi tercih ediliyor. Türk cumhuriyetlerinde spor alanında kullanım şöyle: Azerbaycan'da ''bayan'' kelimesi hiç kullanılmıyor. Buna karşılık gelen ''hanım'' kelimesi genellikle bir unvan ve saygı ifadesi olarak kullanılıyor. Spor alanında ise ''kadın'' kelimesi tercih edilirken, Türkçe'de bulunmayan ''q'' harfiyle yazılıyor. Örnek olarak ligler için; ''Qadınlar arasında voleybol ölke chempionatı'' denilirken, milli takım için, ''Qadınlardan ibaret voleybol üzre yığma komandası'', şampiyona için de, ''Voleybol üzre qadınlar arasında Avropa Chempionatı'' ifadeleri kullanılıyor. Kırgızistan'da ''kadın'' kelimesine karşılık gelen kelimelerden ''Ayal'', herhangi bir yakınlık bulunmayan, daha önceden tanınmayan kadınlar için nezaket sözcüğü olarak tercih edilirken, ''katın'' kelimesini erkekler eşleri için kullanabiliyor. ''Bayan'' ya da ''hanım'' kelimelerinin karşılığı olarak Kızgızca'da ''ayim'' kelimesi bulunuyor. Fakat ''ayim'' kelimesi spor alanında tercih edilmiyor. Sporda ''ayal'' kelimesi kullanılırken, sözkonusu takımın oyuncuları ya da şampiyonaya katılacak sporcular 18 yaşın altındaysa ''kızlar'' ifadesi mutlaka yer alıyor. Özbekçe'de ''kadın'' kelimesini karşılayan ''ayol'' kullanılıyor ve tüm spor branşlarının ligleri ile milli takımlarda ''ayollar'' yani ''kadınlar'' ifadesi yer alıyor. Ülkede bayan kelimesinin karşılığı olan ''hanım'' ise ancak çok resmi hitap gerektiren durumlarda ve üst düzey görüşmelerde tercih ediliyor. Örneğin Özbekistan'da ''(A) Milli Bayan Voleybol Takımı'', ''(A) Milli Ayol Voleybol Terma Camoasi'' olarak ifade ediliyor. Özbekçe'ye benzer bir şekilde Türkmenistan'da da ''kadın'' için ''Ayal'' kelimesi geçerli. ''Bayan'' kelimesi içinse ''zenan'' kullanılıyor. Türkmenler spor alanlarında ''zenan'' yani ''bayan'' demeyi tercih ediyor. Örneğin, bu ülkede ''Bayanlar Ligi'' demek için ''Zenanlar Liga'' tamlamasının söylenmesi gerekiyor. Kazaklar, söz konusu spor olduğunda, ''bayan'' kelimesinin karşılığı olararak ''jenskaya''yı tercih ediyorlar. ''Kadın'' kelimesi bu ülkede ''ayel'' olarak ifade edilirken, ''ayel'' liglerde veya milli takımlarda tercih edilmiyor. Kazakça ''bayan takımı''nı ifade etmek için ''Jenskaya Komanda'' demek gerekiyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de ligler bulunmamasına karşılık, takımlar için ''bayan takımı'', ''bayan takımı'' ifadeleri tercih ediliyor.
Amerikan Dışişleri Bakanlığı Genel Denetim Bürosu’nun, 110 sayfalık Türkiye raporunda "Dünyanın en fazla Kürt nüfusunun yaşadığı yer İstanbul" ifadesi yer alıyor.
Raporun içerik özetinde Türkiye'nin dış politikasındaki 'eksen kayması' tartışmalarına da vurgu yapıldı. "Buradaki en temel soru, Türkiye'nin Atatürk tarafından oluşturulan batı odaklı yaklaşımından uzaklaşıp uzaklaşmadığı veya ne ölçüde uzaklaştığıdır" ifadesi yer aldı. "Türkiye'nin gözünü kararlı bir şekilde İslami özelliklerinin yolunu kolaylaştırdığı Doğu'ya dikmesi, katma değeri de beraberinde getirmektedir" ifadesi dikkat çekti.
Raporun önemli bulgular kısmında, "Türkiye'nin hem bölgesinde hem de kendi içinde yeni bir hareketlilik düzeyi gösterdiği bu dönemde, Ankara'daki büyükelçilik ve tamamlayıcı temsilcilikleri ABD çıkarlarını iyi bir şekilde temsil etmektedir" ifadesi yer aldı.
Türkiye'nin Irak'taki güçlü diplomatik varlığı ve Kuzey Irak bölgesel yönetimiyle ilişkileri Amerika'yı tatmin eden gelişmeler olarak sıralandı.
Türkmenistan Çin'den 4,1 milyar dolar kredi talep ediyor
Türkmenistan'ın dünyanın en büyük doğalgaz rezervlerinden biri olan Güney Yolotan sahasının geliştirilmesinde kullanılmak üzere Çin'den 4,1 milyar dolar kredi talep ettiği bildirildi.
Doğalgazdan elektrik üreten Türkmenistan, elektrik ihracatını arttıracak. Türkmen Hükümeti, bu bağlamda Kazakistan ve Afganistan üzerinden Pakistan'a elektrik satmayı hedefliyor.
Enerji kaynakları açısından zengin bir ülke olan Türkmenistan, elektrik üretimini arttırmak için yeni yatırımlar öngörüyor. Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, inşaat, sanayi ve enerji sektörü yetkilileriyle yaptığı çalışma toplantısında, elektrik üretiminin arttırılmasına yönelik plan ve hedefleri değerlendirdi. Kazakistan ve Afganistan üzerinden Pakistan'a elektrik ihraç edilmesine ilişkin bir proje hazırlanmasını isteyen Berdimuhamedov, elektrik ihracatını arttırılması için Mari Devlet Elektrik Santralin onarılması, Mari Devlet Elektrik Santralinden Afganistan sınırına kadar 500 kilovolt kapasiteli elektrik hattı ile İran sınırına kadar 400 kilovolt kapasiteli elektrik hattı inşa etmeyi hedeflediklerini belirtti. Türkmen lider, söz konusu projelerin hayata geçirilmesi için yabancı şirketlerin de aktif katılımının sağlanmasını talep etti.
Toplantıda Lebap vilayetinde 254 Megawattlık toplam güç kapasiteli yeni elektrik santralin inşa edilmesi de kararlaştırıldı. Türkmenistan, 2020 yılında elektrik üretimini 26,38 milyar kilowatt/saate çıkarmayı hedeflerken, o dönemde Türkmen elektriğinin ihracatının 6 milyar kilovat/saate çıkması bekleniyor. Halihazırda, Türkmenistan Türkiye başta olmak üzere Afganistan ve İran'a elektrik satıyor.
Türkmenistan'ın elektrik üretimine Türk şirketleri de büyük katkı sağladı. Çalık Holding'e bağlı Çalık Enerji bu ülkede 6 santral inşa ederken, Lotus Enerji şirketi 2 santrali devreye aldı.

