15 Ağustos 2010 Pazar


15 Ağustos 2010 Pazar, TBDHaber http://www.turkbirdev.info/
Başlıklar:
  • Gül: Biz büyük bir milletin parçalarıyız.
  • "Kazakistan buğdayı ihracat yasaklarıyla engellenecek"
  • Türk polisi, Kırgızistan'da barışı koruyacak
  • Kırgızistan'da ikinci ABD üssü tartışması
  • Kırgızistan’daki parlamento seçimlerine 52 parti katılıyor
  • KKTC'de Taşkent şehitleri anıldı
  • Özbekistan, Sovyetlerden kalma uçakları seferden kaldırdı
  • Bayan mı, kadın mı.. Karar yok..
  • ABD'nin "hassas ama gizli değil" Türkiye raporu
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız “Enerji yatırımlarında 73 milyon insanın sorumluluğu ile hareket ediyoruz.”
  • Türkmenistan Çin'den 4,1 milyar dolar kredi talep ediyor
  • Türkmenistan elektrik ihracatını arttıracak
Gül: Biz büyük bir milletin parçalarıyız.
Bakü resmi ziyareti öncesi Azeri APA ajansına konuşan Gül, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin kardeşlik ve çok yüksek bir düzeyde olduğunu belirtti.
Gül, "Ben Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk yurtdışı ziyaretimi Bakü'ye yaptım. Sadece bu, benim Azerbaycan'a olan ilgimi, Azeri kardeşlerimize yönelik sevgimi kanıtlayan en iyi göstergedir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'le her fırsatta görüşüyoruz. Bugün kimsenin inkar edemeyeceği bir gerçek var. O da şudur; biz büyük bir milletin parçalarıyız. Bu bağlamda ben Türk devletlerine özel ilgi gösteriyorum. Onların derdi bizim derdimiz, onların sevinci bizim sevincimizdir. Tarihte böyle olmuş. Nuri Paşa komutanlığındaki Kafkas İslam Ordusu neler yapmadı ki? Azeri halkı bunları gayet iyi biliyor." dedi.
Kafkasya'da barış ve istikrarın sağlanması gerektiğini kaydeden Gül, "Sorunları dondurarak böyle tutarsak, daha sonra aniden o sorunlar tekrar ortaya çıkabilir. Devlet yetkililerinin görevi ne olmalı? Sorunları çözmek. Birleşmiş Milletler'in (BM) konuyla ilgili bildirileri ortada bir gerçeğin olduğunu gösteriyor. Minsk Grubu ciddi çabalar gösteriyor. Fakat ne yazık ki aradan 18 yıl geçmesine rağmen Minsk Grubu somut neticeler elde edemedi. Bir işgalin üzerinden 18-20 yıl geçmişse bu iyi durum değil... Bölgedeki sorunların adil olarak çözülmesi hepimizin yararına. Çok isterdik ki Minsk Grubu sorunun çözümüne yaklaşsın. Fakat bugün halk Minsk Grubu temsilcilerinin bölgeye gidiş-gelişini 'turistik seferler' gibi nitelendiriyor. Dolayısıyla yeni girişimler lazım. Kendim 2008 yılında bu girişimi ortaya attım. Önce Erivan'a gittim, daha sonra Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buraya geldi. Yeni dünya sisteminde herkesin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli." diye konuştu.
Türkiye'nin komşularıyla yürüttüğü sıfır problemli dış politikası bağlamında Erivan'la da ilişkilerin düzelmesinden yana olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Gül, "Tüm bu süreçle ilgili Sayın Aliyev'i detaylı bilgilendirdik. Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ve Başbakan Vladimir Putin de bu konuda yakından iştirak etti. Medvedev de, Putin de, Aliyev de ve Sarkisyan da bu şekilde devam etmeyeceğine inanıyor. Onlar da sorunun çözümünü istiyor. Diplomasi ve müzakereler yoluyla bu işler çözülebilir.
Bu konularda Azerbaycan Aliyev'e, Türkiye bana, Ermenistan Sarkisyan'a güvenmelidir. Sayın Medvedev ve ABD Başkanı Barack Obama da bu işe daha fazla destek vermeli. Ben bu sorunların çözümü için çok umutluyum. Bu sorunun çözümü açısından Rusya büyük bir ülke. Dolayısıyla biz sorunlarla ilgili daha detaylı istişareler de yaptık. Bu tür ağır sorunlar, bir ülkenin baskısı veya arzusu ile çözülemez. Bu sorunlar ilgili olan ülkeler ve bölgedeki diğer devletlerin ciddi çabalarıyla çözülebilir. Bunu göz önünde bulundurarak ben bu girişimi, hamlemi yaptım. Evet, taşlar yerinden oynadı, bu da önemli idi. Fakat fazla gelişme olamadı. Bu süreçte hem Azerbaycan, hem Ermenistan hem de Türkiye'de yanlış anlaşılmalar oldu. Tüm liderlere şunu söylüyorum, bir yerde oturmayacağız, sorunun çözümü için durmadan çalışacağız. Çözüm ve barış kolay elde edilmiyor. Bu seferki ziyaretimde de değerli kardeşim İlham Aliyev'le bu konuyla ilgili ciddi görüş alış verişinde bulunacağız. Bu bakımından ziyaretimin faydalı olacağına inanıyorum." dedi.
(CİHAN)
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1015885&title=gul-azerbaycanin-isgal-edilmis-topraklari-uzun-sure-boyle-kalamaz
"Kazakistan buğdayı ihracat yasaklarıyla engellenecek"
MOSKOVA - Rusya'nın haziran ayı ortalarından beri devam eden aşırı sıcak havalar yüzünden yaşadığı kuraklık yüzünden tahıl ürünlerinin ihracatıyla ilgili aldığı geçici yasak kararı bugün yürürlüğe girdi.

Rus haber ajansı RİA Novosti, yıl sonuna kadar devam etmesi beklenen yasak kararının hükümet tarafından 1 Ekim'den sonra ülke genelinde ürün hasadını değerlendireceğini ve geçici yasak kararının elde edilecek verilere göre yeniden gözden geçirilebileceğini kaydetti.
RİA Novosti, ilk bilgilere göre kuraklığın Rusya'da 11 milyon hektarlık alandaki ekinleri etkilediğini belirterek, geçen yıl 97,1 milyon ton olan tahıl ürünleri beklentisinin bu yıl 60-65 milyon ton civarında olmasının beklendiğini duyurdu.
Rusya Tarım Bakanlığı önceki gün yaptığı açıklamada, ekinlerin toplanmasının ardından verilerin olumlu olması halinde bile Rusya'nın bu yıl en fazla 4,5 milyon ton tahıl ihraç edebileceğini belirtmişti.
Analistler, Rusya'nın özellikle batı bölgesindeki orman yangınları ve kuraklığın ekonomiye maliyetinin 15 milyar dolar civarında olduğunu kaydetmişlerdi,
Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev de daha önce yaptığı açıklamada, hükümetin kuraklık yüzünden daha önce imzaladıkları sözleşmelerin yükümlülüklerini yerine getiremeyecek olan tahıl üreticileri ve ihracatçılarını koruması gerektiğini belirterek, "Tahıl üreticilerimizi ve bu ürünlerimizi ihraç eden kişileri zor duruma koyduk ve bunu da bilinçli yaptık. Ancak bunu yaptıysak o zaman bu kişilerin arkasında da durmamız lazım" ifadesini kullanmıştı.
ABD, AB ve Kanada'nın ardından dünyanın en büyük tahıl ürünleri ihracatçısı olan Rusya geçen yıl başta Mısır, Türkiye, Pakistan, Azerbaycan, Suriye, Ürdün, İran, Libya, Bangladeş ve Yemen olmak üzere çok sayıda ülkeye 24,1 milyon ton tahıl ürünleri ihraç etmişti.
Rusya'nın tahıl ürünlerine koyduğu geçici ihracat yasağının bugün yürürlüğe girmesi, bazı üretici ülkelerin buğday ihracatıyla ilgili rekabetini kızıştıracak. Rusya'nın ihracat yasağından Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Avustralya ve Arjantin'in yararlanacağı sanılıyor.
Ukrayna ve Kazakistan
Son yıllarda buğday ihracatını artıran Rusya'nın rakipleri Ukrayna ve Kazakistan'ın ise Rusya'nın yerini almasının mümkün olmadığı vurgulanıyor
.
Dünyanın bir numaralı arpa ve altıncı büyük buğday ihracatçısı Ukrayna'da hükümet, olumsuz hava koşullarının tahıl üretimini olumsuz etkilemesi yüzünden, her ne kadar şimdiye kadar doğrulamasa da tahıl ihracatını kısıtlamayı planlıyor. Tüccarlara göre, Ukraynalı yetkililer, gayri resmi olarak zaten tahıl ihracatını engelliyor.

Buğdayını Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz limanları üzerinden ihraç eden Kazakistan'ın da büyük bürokratik sorunlarla karşılaşması bekleniyor.
Avrupalı bir tüccar, "Kazakistan'ın ihracat yapmak ya da yapmamak istemesinin önemi yok. Kazakistan buğdayı ihracat yasaklarıyla engellenecek" dedi.
Türk polisi, Kırgızistan'da barışı koruyacak
Kırgızistan'da geçtiğimiz aylarda yaşanan siyasi kargaşanın aşılmasında önemli rol oynayan Türkiye, ülkede istikrarın pekiştirilmesi için de devrede.

Ankara iç çatışmaların yaşandığı ülkenin güneyine polis gönderiyor. Türk polisi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde oluşturulacak güvenlik birimi kapsamında görev yapacak. Diplomatik kaynaklar Kırgızistan'dan gelen talep üzerine Türk polisinin görevlendirildiğini belirterek kardeş ülkeye her türlü desteğin verilmeye devam edileceğini bildirdi. Zaman gazetesinin haberine göre; AGİT bünyesinde görevlendirilecek güvenlik birimi kapsamında Türkiye'den de polis gelmesini isteyen Kırgızistan'a Ankara olumlu cevap verdi. AGİT karargâhında ülkenin güneyine gönderilecek polis gücünün oluşturulmasıyla ilgili sürecin başladığını söyleyen Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyit Ubukeyev, bölgeye Rusça bilen polislerin yanı sıra Türkiye'den de polis gelmesini istediklerini ifade etmişti. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, güneyinde Kırgızlar ile Özbekler arasında 10 Haziran'da başlayan, 500 bin dolayında insanın yerinden olmasına ve 380'e yakının da ölmesine sebep olan etnik çatışmalar üzerine AGİT'ten destek istemişti. Kazakistan'ın başkanlık yaptığı AGİT de bu ülkeye polis gücünün konuşlandırılmasına karar vermişti. Bu çerçevede polis gücünün oluşturulma sürecinin başladığını belirten Ubukeyev, "Bölgede görev yapacak polis birliğinin temsilciliğine Kırgızistan'la ilgili deneyime sahip, yerel örf ve âdetleri bilen birisinin atanmasını bekliyoruz." ifadelerini kullanmıştı. Ubukeyev, Türkiye ve Rusya'dan gelecek polislerin bu özelliklere sahip olduğunu işaret etmişti. Diplomatik kaynakların verdiği bilgide Tük polisinin AGİT Polis Danışma Grubu bünyesinde Kırgızistan'da görev yapacağını açıkladı. Söz konusu grupta görev alacak toplam 34 polisin 16'sı Türk olacak. Grubun başkan yardımcısı bir Türk polis yetkilisi olacak. Polislerin en kısa sürede Kırgızistan'a gitmesi bekleniyor. Türk polisi AGİT'in Gürcistan, Azerbaycan, Makedonya, Sırbistan, Karadağ, Kosova ve Avusturya misyonlarında, Avrupa Birliği polisinin Bosna-Hersek ve Kosova misyonlarında, Birleşmiş Milletler'in ise Doğu Timor, Fildişi Sahilleri, Haiti, Kongo, Kosova, Liberya, Sudan, Sudan-Darfur ve Burundi misyonlarında görev yapıyor.

Kırgızistan'da ikinci ABD üssü tartışması
Kırgız basınında, “ABD'nin, ülkenin güneyinde, Çin boyunduruğundaki Doğu Türkistan'ın Kaşgar kentine ve Özbekistan ile Tacikistan sınırına yakın bir bölgede ikinci bir hava üssü açmayı planladığı”na yönelik haberler geniş bir şekilde yer almaya başladı.

Haberlerde, üst düzey Amerikalı yetkililerin sık sık Kırgızistan'a geldikleri ve bu konuda görüşmeler yaptıklarına dikkat çekilirken, Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi Müdürü Farid Niyazov, Bişkek yönetiminin ABD ile yeni bir üssün açılması konusunda görüşmeler yapıldığına ilişkin haberleri yalanladı.
Kırgızistan Savunma Bakanlığı Basın Merkezi yetkilililerinden Ayzada İgibayeva da RİA Novosti ajansına, Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi Müdürü Niyazov'un açıklamalarını destek veren bir açıklama yaptı. İgibayeva, ABD'nin, Kırgızistan'ın güneyinde askeri üs açacağına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını dile getirirken, Savunma Bakanlığı'nın, ABD'nin maddi desteğiyle güneyde askeri eğitim merkezi kurması konusunda görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı.
Bu yalanlamaya Amerikalılardan da destek geldi. ABD'nin Bişkek Büyükelçisi Tatiana Gfoeller da ülkesinin Kırgızistan veya bir başka Orta Asya ülkesinde yeni üs açma niyeti olmadığını öne sürdü. Ancak Büyükelçi, ülkenin güneyinde uyuşturucu ve terörle mücadele merkezi kurulmasına ilişkin Kırgız yetkililerle görüş alış verişinde bulunduklarını söyledi.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, iktidara geldiğinde, ABD üsleriyle ilgili kararı yeni parlamentonun vereceğini duyurmuş, Milli Güvenlik Hizmetleri (GSNB) Başkanı Keneşbek Düşebayev ise ABD ve Rusya'nın, ülkede ikinci birer üs kurmalarına karşı olmadığını açıklamıştı.
Kaynak : http://www.globalyorum.com/

Kırgızistan’daki parlamento seçimlerine 52 parti katılıyor
Seçime katılma başvurusunun bugün itibariyle sona erdiği Kırgızistan'da 10 Ekim'de yapılacak parlamento seçimlerinde 52 siyasi parti yarışacak.

Kırgızistan Merkez Seçim Komisyonu (MSK) seçime katılmak için müracaat eden parti sayısının 52 olarak gerçekleştiğini açıkladı.10 Ekim'de yapılacak ve Kırgızistan'ı ilk defa parlamenter sistemle tanıştıracak parlamento seçiminde partiler, 120 sandalyeli meclisten daha çok milletvekili kapmak için yarışacak. Kırgızistan'ın değişen yeni seçim yasasına göre bir parti en fazla 65 milletvekili çıkarabiliyor.Seçimde birinci olan parti hükümeti kurmakla görevlendirilecek. Bir partinin tek başına hükümeti kurabilmesi için 65 milletvekili çıkarması gerekiyor. Aksi durumda ise hükümeti kurmanla görevlendirilen parti başka parti veya partilerle koalisyon yapması gerekecek.İki milyon 500 bin dolayında seçmenin olduğu ülkede 52 partinin şansını denemek istediği seçimde koalisyon hükümetinin çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor.Beş milyon 500 bin nüfuslu ülkedeki parlamento seçimlerinin favori partisi olarak ise Ömürbek Tekebayev'in başkanı olduğu Atameken (Anavatan) Partisi gösteriliyor.(CİHAN)

KKTC'de Taşkent şehitleri anıldı
KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer, şehitleri anarken geçmişi hatırlamak, ancak geçmişe takılı kalmamak gerektiğine işaret ederek, sağlam bir gelecek inşa edebilmek için geçmişi çok iyi bilmek gerektiğini söyledi.
Rumlar tarafından, Taşkent'te 15 Ağustos 1974'de evlerinden toplanarak katledilen 83 Kıbrıslı Türk, bugün düzenlenen törenle anıldı.Taşkent Şehitler Anıtı önünde düzenlenen ve protokol sırasına göre anıta çelenklerin konulmasıyla başlayan törende, saygı duruşu, saygı marşı ve saygı atışının ardından İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi.Taşkent katliamının 36. yıldönümünde düzenlenen şehitleri anma törenine Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer, KKTC'nin 1.Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği yetkilileri, bazı bakanlar, komutanlar, diğer yetkililer, şehit aileleri ve vatandaşlar katıldı.Cumhuriyet Meclis Başkanı Hasan Bozer de törende yaptığı konuşmada, “1950'li yıllardan başlayarak 1974 yılına kadar süren olaylarda Rumların bütün amacının Kıbrıslı Türkleri bezdirmek, yıldırmak, icabında öldürüp kovarak Kıbrıs adasını Yunan adası yapmak olduğunu” belirterek, “şehitleri anarken geçmişi hatırlamak, ancak geçmişe takılı kalmamak gerektiğini” kaydetti.Sağlam bir gelecek inşa edebilmek için geçmişi çok iyi bilmek gerektiğini dile getiren Hasan Bozer, geçmişi yaşamış insanlar olarak yeni nesillere, gençlere o günlerde neler olduğunu anlatmak gerektiğini söyledi.Kıbrıs'ta 1963 ve 1974 yılları arasında yaşananlara değinen Bozer, 15 Temmuz 1974'te bir darbe olduğunu, darbenin amacının mevcut yönetimi değiştirmek, Nicos Samson'u devlet başkanı yaparak KıbrısYunanistan'a bağlamak olduğunu anlattı.Türkiye'nin 20 Temmuz 1974'te garanti ve ittifak anlaşmalarından doğan haklarını kullanarak Barış Harekatı düzenlediğini ve Kıbrıs Türk halkını kurtardığını ifade eden Bozer, şimdi iki bölgeli bir anlaşma istemekteki temel amacın geçmişte yaşananların tekrarlanmaması olduğunu söyledi.“Biz artık Anavatanımızın güvencesinde mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşıyoruz” diyen Bozer, anlaşma istediklerini, ancak yapılacak anlaşmada Kıbrıslı Türklerin yaşamsal haklarından vazgeçmesinin mümkün olmadığını vurguladı.MUHTARIN KONUŞMASI Yukarı Taşkent Muhtarı Durmuş Aşandır da, 1. ve 2. Kıbrıs Barış Harekatı sırasında çok kanlar döküldüğünü, Türk Barış Kuvvetleri karşısında tutunamayan ve bozguna uğrayan Rum ordusunun ve ona bağlı Rum çetelerin yenilgilerinin acısını, silahsız ve korumasız Kıbrıs Türk insanından çıkarmaya çalıştıklarını anlattı.Aşandır, birçok köyde Kıbrıs Türküne eziyet edildiğini, birçok insanın bilinmeyen yerlere götürülerek öldürüldüğünü, bazı köylerde toplu katliamlar yapıldığını belirtti.14 Ağustos 1974'de 2. Barış Harekatı başlar başlamaz eli silah tutabilecek durumda olan 84 Taşkentli'nin Limasol esir kampına götürülecekleri güvencesiyle teker teker evlerinden toplanarak önce Rum okuluna götürüldüğünü, ardından da 15 Ağustos sabahı iki otobüsle Yersa civarındaki bölgeye götürülerek hunharca katledildiklerini anlatan Aşandır, katliam haberini şans eseri katliamdan kurtularak İngiliz üslerine sığınan Suat Kafadar'dan öğrendiklerini anımsattı.Bugün şehitleri büyük bir saygı ve özlemle andıklarını söyleyen Aşandır, “Bu katliamları yapanları lanetliyoruz ve er veya geç hukuki zeminlerde bunlardan hesap soracağımızı belirtmek istiyoruz” dedi.Şehitlere de seslenen Aşandır, “Şimdi nerede yatıyorsanız yatınız, naaşınızı KKTC topraklarına getirip sizleri bağrımıza gömmek, sizlere layık bir anıt mezar yaptırmak andımız olsun” ifadesini kullandı.Törenin ardından Taşkent Şehitler Müzesi gezildi. Akşam Taşkent Camii'nde şehitler için mevlit okutulacak.

Özbekistan, Sovyetlerden kalma uçakları seferden kaldırdı
Özbekistan, Sovyet döneminden kalma 5 yolcu uçağını seferden kaldırıyor.
Hava filosunu satın aldığı yeni uçaklarla daha da güçlendiren Taşkent, eski uçakları seferlerden kaldırıyor. Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri arasında güçlü bir filoya sahip olan Özbekistan Hava Yolları(ÖHY) Sovyet yapımı, İL-62, İL-86, Yu-154 ve Yak-40 tipi yolcu uçaklarını 2010 itibariyle seferden kaldırdı.
Şirket bünyesindeki gelişmelere ilişkin düzenlediği basın toplantısında açıklamada bulunan ÖHY Genel Başkanı Valeriy Tyan, ÖHY'nin sadece bölgede değil, dünya genelinde hatırı sayılır hava şirketlerinden biri olmayı hedeflediğini söyledi. Bu amaçla uçak filolarında ciddi yenilemeye gittiklerini belirten ÖHY Başkanı "Gelişen hava ulaşımında geride kalmama adına yeniliklere ayak uydurmalıyız." dedi.
ÖHY'nin gelecek beş yılda daha da büyüyeceğini dile getiren Tyan, kalite ve güveni artırma adına Sovyet döneminden kalma bir çok uçak modelini seferlerden kaldırdıklarını, bunların yerine, B-767-300ER, B-757-200, A310 ve RJ-85 tipi uçakları devreye soktuklarını kaydetti.
Geçtiğimiz temmuz ayında filosuna iki adet yeni Airbus A320 yolcu uçağı katan ÖHY, 2016'ya kadar ise 8 adet A320, dört tane Boeing767 ve İki tane de Boeing787Dreamliner tipi yolcu uçağı alacak.
Dünya genelinde 30'a yakın ülkede 60 dolayında noktaya sefer düzenleyen ÖHY, yeni atılımlarla hem yolcu ve hem de yük taşıma miktarını artırmayı hedefliyor.

Bayan mı, kadın mı.. Karar yok..
Türkiye'de son dönemde, özellikle spor alanında, ''bayan'' yerine ''kadın'' kelimesini kullanma eğiliminin artmasıyla tartışmalar yaşanırken, diğer Türk cumhuriyetlerinde de bu konuda birliğin bulunmadığı ortaya çıktı.

Basketbol Federasyonu'nun Mayıs ayında aldığı kararla, bundan böyle ''Bayanlar Ligi'' yerine ''Kadınlar Ligi'' ifadesini kullanacağını açıklaması, buna karşılık Voleybol Federasyonu'nun da, ''Liglerin tescilli isimlerinde 'bayan' ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla 'Bayanlar Ligi' olarak anılmaya devam edilmelidir'' şeklinde duyuru yayınlaması tartışmaların alevlenmesine yol açtı. Diğer Türk cumhuriyetlerinden Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan'da ''kadın'', Kazakistan ile Türkmenistan'da ise ''bayan'' kelimesini karşılayan kelimelerin kullanıldığı belirlendi. Kızey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ise doğrudan ''bayan'' ifadesi tercih ediliyor. Türk cumhuriyetlerinde spor alanında kullanım şöyle: Azerbaycan'da ''bayan'' kelimesi hiç kullanılmıyor. Buna karşılık gelen ''hanım'' kelimesi genellikle bir unvan ve saygı ifadesi olarak kullanılıyor. Spor alanında ise ''kadın'' kelimesi tercih edilirken, Türkçe'de bulunmayan ''q'' harfiyle yazılıyor. Örnek olarak ligler için; ''Qadınlar arasında voleybol ölke chempionatı'' denilirken, milli takım için, ''Qadınlardan ibaret voleybol üzre yığma komandası'', şampiyona için de, ''Voleybol üzre qadınlar arasında Avropa Chempionatı'' ifadeleri kullanılıyor. Kırgızistan'da ''kadın'' kelimesine karşılık gelen kelimelerden ''Ayal'', herhangi bir yakınlık bulunmayan, daha önceden tanınmayan kadınlar için nezaket sözcüğü olarak tercih edilirken, ''katın'' kelimesini erkekler eşleri için kullanabiliyor. ''Bayan'' ya da ''hanım'' kelimelerinin karşılığı olarak Kızgızca'da ''ayim'' kelimesi bulunuyor. Fakat ''ayim'' kelimesi spor alanında tercih edilmiyor. Sporda ''ayal'' kelimesi kullanılırken, sözkonusu takımın oyuncuları ya da şampiyonaya katılacak sporcular 18 yaşın altındaysa ''kızlar'' ifadesi mutlaka yer alıyor. Özbekçe'de ''kadın'' kelimesini karşılayan ''ayol'' kullanılıyor ve tüm spor branşlarının ligleri ile milli takımlarda ''ayollar'' yani ''kadınlar'' ifadesi yer alıyor. Ülkede bayan kelimesinin karşılığı olan ''hanım'' ise ancak çok resmi hitap gerektiren durumlarda ve üst düzey görüşmelerde tercih ediliyor. Örneğin Özbekistan'da ''(A) Milli Bayan Voleybol Takımı'', ''(A) Milli Ayol Voleybol Terma Camoasi'' olarak ifade ediliyor. Özbekçe'ye benzer bir şekilde Türkmenistan'da da ''kadın'' için ''Ayal'' kelimesi geçerli. ''Bayan'' kelimesi içinse ''zenan'' kullanılıyor. Türkmenler spor alanlarında ''zenan'' yani ''bayan'' demeyi tercih ediyor. Örneğin, bu ülkede ''Bayanlar Ligi'' demek için ''Zenanlar Liga'' tamlamasının söylenmesi gerekiyor. Kazaklar, söz konusu spor olduğunda, ''bayan'' kelimesinin karşılığı olararak ''jenskaya''yı tercih ediyorlar. ''Kadın'' kelimesi bu ülkede ''ayel'' olarak ifade edilirken, ''ayel'' liglerde veya milli takımlarda tercih edilmiyor. Kazakça ''bayan takımı''nı ifade etmek için ''Jenskaya Komanda'' demek gerekiyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de ligler bulunmamasına karşılık, takımlar için ''bayan takımı'', ''bayan takımı'' ifadeleri tercih ediliyor.
ABD'nin "hassas ama gizli değil" Türkiye raporu
Amerikan Dışişleri Bakanlığı Genel Denetim Bürosu’nun, 110 sayfalık Türkiye raporunda "Dünyanın en fazla Kürt nüfusunun yaşadığı yer İstanbul" ifadesi yer alıyor.

Raporun içerik özetinde Türkiye'nin dış politikasındaki 'eksen kayması' tartışmalarına da vurgu yapıldı. "Buradaki en temel soru, Türkiye'nin Atatürk tarafından oluşturulan batı odaklı yaklaşımından uzaklaşıp uzaklaşmadığı veya ne ölçüde uzaklaştığıdır" ifadesi yer aldı. "Türkiye'nin gözünü kararlı bir şekilde İslami özelliklerinin yolunu kolaylaştırdığı Doğu'ya dikmesi, katma değeri de beraberinde getirmektedir" ifadesi dikkat çekti.
"BÖLGESEL POLİTİKA ABD'Yİ BAZEN MEMNUN ETMİYOR"
Türk Hükümeti'nin neredeyse tüm komşularını içine dahil eden bölgede hem sınırlarından hem de ötesinde istikrarı artırma hamlelerinin bazen ABD'nin hoşnut olduğu bazen olmadığı sonuçlar doğurduğuna dikkat çekilen raporda "Dünyada en fazla Kürt nüfusunun yaşadığı yer İstanbul" denildi.Rapor, ocak, şubat ve mart aylarında Washington, Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana'da yapılan denetimler çerçevesinde hazırlandı. Temmuz 2010 tarihini taşıyan ve Başmüfettiş Yardımcısı Harold W. Geisel imzası taşıyan rapor, dün gece "hassas ama gizli değil" ibaresiyle Genel Denetim Bürosu'nun internet sitesine kondu.
Raporun önemli bulgular kısmında, "Türkiye'nin hem bölgesinde hem de kendi içinde yeni bir hareketlilik düzeyi gösterdiği bu dönemde, Ankara'daki büyükelçilik ve tamamlayıcı temsilcilikleri ABD çıkarlarını iyi bir şekilde temsil etmektedir" ifadesi yer aldı.
"KÜRT AÇILIMI OLUMLU"
Raporda İstanbul'a Doğu'dan göçün kentin yapısını değiştirdiği bunun da siyasi düzleme yansıdığı belirtildi. Kürt açılımı ise olumlu bir gelişme olarak nitelendirildi.
Türkiye'nin Irak'taki güçlü diplomatik varlığı ve Kuzey Irak bölgesel yönetimiyle ilişkileri Amerika'yı tatmin eden gelişmeler olarak sıralandı.
"İSLAMİ KURULUŞLAR LAİK ELİTE MEYDAN OKUYOR"
Raporda laik elit ve İslami kuruluş karşılaştırması da var. İslami kuruluşların laik elite meydan okuduğu yorumu da yer aldı. "Bu meydan okumanın demokratikleştirici bir etkisi olsa da Türkiye demokratik yönetimin doğasını tam olarak tanımlayabilmiş değil" ifadesi kullanıldı. Raporda, Türkiye'nin hem İsrail hem Ermenistan'la ilişkilerinin gelecekteki seyrinin Amerika için önemli bir unsur olmaya devam ettiği vurgulandı.Ayrıca, Türkiye'nin Kıbrıs, Irak, Afganistan ve İran konusundaki dış politika girişimlerinin Amerikan politik çevrelerince dikkatle izlendiği belirtildi.
"ABD FİRMALARI TÜRKİYE İÇİN HAZIR OLMALI"
Türkiye'nin AB üyelik süreci nedeniyle ekonomisini modernize ettiğine dikkat çekilen raporda, Türkiye'nin ABD tarım ihracatı açısından 10'uncu büyük pazarı olduğunun da altı çizildi. AB süreci nedeniyle ABD'li firmaların AB'li rakipleriyle rekabet etmek için hazır olması gerektiğinin belirtildiği raporda, ulusal nedenlerden dolayı Türkiye'nin ABD ürünlerine tarife dışı bazı bariyerler uyguladığına da dikkat çekildi. Raporda bu bariyerlerden özellikle ABD soyasına yönelik uygulanan engel ön plana çıkarıldı.Bu nedenle Türkiye'deki reform çalışmalarının sürmesi, teknik bariyerlerin azaltılması ve fikri mülkiyet haklarının geliştirilmesi konusunda cesaretlendirilmesinin önemine vurgu yapıldı. Bu konuda ABD'li dış ticaret bürokrat ve kurumlarının aktif şekilde çalıştığı da hatırlatıldı.
460 BİN DOLAR TÜRK POLİSİ VE GÜMRÜKÇÜSÜNÜ EĞİTMEK İÇİN HARCANIYOR Türkiye'nin İran ve Suriye ile vizesiz ilişkilerinin ve coğrafi konumunun ülkeyi narkotik, insan ticareti, organize suç, kara para aklama, terörizm ve nükleer yayılmayla mücadele konusunda ön bölge haline getirdiği de raporda yer aldı.Bu açıdan ABD'li kuruluşların gerek informasyon paylaşımı gerekse teknik destek açısından Türk yetkililere destek verdiğine dikkat çekilirken, ABD Uyuşturucuyla Mücadele İdaresi'nin Türk polisini ve gümrük görevlilerini eğitme programında kullanılmak üzere 460 bin dolarlık bir fonu yönettiği, bu fonun Uluslararası Narkotik Ortaklığı ve Emniyet Güçleri fonlarının bir bölümünü oluşturduğu da belirtildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız “Enerji yatırımlarında 73 milyon insanın sorumluluğu ile hareket ediyoruz.”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’nin enerjideki arz güvenliğinin sağlanması adına gerçekleştirdikleri tüm yatırımları ekolojik ve çevre koşullarına uygun bir düzeyde dikkat ederek gerçekleştirdiklerini belirterek “Çarşı her şeye karşı” mantığı ile hareket edilmesinin enerji alanındaki sorunları çözemeyeceğini belirtti.
Polis Merasim Mangasını selamlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, daha sonra Valilik şeref defterini imzaladı. Daha sonra gazetecilerin Türkiye’nin enerji kaynaklarının harekete geçirilmesi yönündeki sorularını cevaplandıran Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız,73 milyon insanın sorumluluğunu omuzlarında hissederek çalışmalar yaptıklarını söyledi. “Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılını kutlayacağımız 2023 yılına kadar tüm yenilenebilir kaynakları mutlaka kullanıyor olmamız gerekiyor” diyen Yıldız daha sonra şöyle konuştu, “Bizim Yayınlamış olduğumuz strateji belgesinde 2004-2005 yılında ve daha sonra yenilenen strateji belgesinde özellikle yerli, yenilebilir kaynaklarının hemen hepsinin tüketildiği,Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılı olan 2023 yılına kadar tüm yenilenebilir kaynaklarımızın mutlaka kullanıyor olmamız gerekiyor.Bu Türkiye’nin büyüme hızına yetmeyebilir,bu yüzden şu anki kullandığımız inter kaynakları ile ilgili ve petrol ve doğal gaz arama çalışmalarımız sürüyor.Bu çalışmalardan ne kadar iyi sonuçlar alırsak o kadar ithalatımız azalmış olacak,ama bizim öncelikli strateji planımızda ve vizyonumuzda Türkiye’nin enerjideki arz güvenliği alakalı hiçbir eksikliğinin olmaması gerekir.Sivil toplum örgütlerinin görüşlerine son derece önem veren bir bakanlığız.Ama bizim yenilenebilir enerji kaynaklarından Hidro Elektrik Santralleri ile ilgili yaptığımız bir kısım,tamamen yerli ve tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarına dahi karşı çıkıldığını görünce biz bunlarla bilgilendirme toplantılarını yöresinde ve yerinde yapmaya başladık.Çevre Bakanlığı ile birlikte bu çalışmalara devam ediyoruz.Tabiri caiz ise ‘Çarşı her şeye karşı’ tarzı ,rüzgara karşı gelin,suya karşı gelin, jeotermale karşı gelin.Nükleer enerjiye zaten karşı geliniyor,Zaten böyle bir enerji yapılandırması söz konusu olamaz.Bizler bu görüşlere saygılıyız,ama omuzlarımızda hissettiğimiz sorumluluk gereği tabiî ki Türkiye’nin enerjideki arz güvenliğinin sağlanması adına, tüm yatırımları çevre ekolojik şartları dikkate alarak bu yatırımları yapmaya devam edeceğiz.73 milyon insana karşı olan sorumluluğumuzu yerine getireceğiz,bütün ekolojik şartları,ormanlarımıza,tarım arazilerine ve çevre şartlarına azami düzeyde dikkat ederek bu yatırımlarımızı devam ettireceğiz.Tüm saydıklarımız Türkiye’nin zenginliğidir.” (nevsehir.gov.tr)

Türkmenistan Çin'den 4,1 milyar dolar kredi talep ediyor
Türkmenistan'ın dünyanın en büyük doğalgaz rezervlerinden biri olan Güney Yolotan sahasının geliştirilmesinde kullanılmak üzere Çin'den 4,1 milyar dolar kredi talep ettiği bildirildi.
Resmi nitelikli “Tarafsız Türkmenistan” gazetesinin haberine göre, Cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, Çin Devlet Kalkınma Bankası ile müzakereleri başlattı.Çin, bu ülkeye doğalgaz rezervlerinin kullanımı için daha önce de 3 milyar dolar kredi sağlamıştı.Türkmenistan'dan başlayarak Özbekistan ve Kazakistan üzerinden Çin'e uzanan 1800 kilometrelik doğalgaz boru hattı da aralık ayında faaliyete geçecek.Türkmenistan'ın Çin'e yıllık gaz sevkıyatının 2015'te 40 milyar metreküpe ulaşması planlanıyor. Bu hedefe ulaşılabilmesi için de Güney Yolotan rezervlerinin işlenmesi planlarının başarıya ulaşması gerekiyor.
Türkmenistan elektrik ihracatını arttıracak
Doğalgazdan elektrik üreten Türkmenistan, elektrik ihracatını arttıracak. Türkmen Hükümeti, bu bağlamda Kazakistan ve Afganistan üzerinden Pakistan'a elektrik satmayı hedefliyor.

Enerji kaynakları açısından zengin bir ülke olan Türkmenistan, elektrik üretimini arttırmak için yeni yatırımlar öngörüyor. Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, inşaat, sanayi ve enerji sektörü yetkilileriyle yaptığı çalışma toplantısında, elektrik üretiminin arttırılmasına yönelik plan ve hedefleri değerlendirdi. Kazakistan ve Afganistan üzerinden Pakistan'a elektrik ihraç edilmesine ilişkin bir proje hazırlanmasını isteyen Berdimuhamedov, elektrik ihracatını arttırılması için Mari Devlet Elektrik Santralin onarılması, Mari Devlet Elektrik Santralinden Afganistan sınırına kadar 500 kilovolt kapasiteli elektrik hattı ile İran sınırına kadar 400 kilovolt kapasiteli elektrik hattı inşa etmeyi hedeflediklerini belirtti. Türkmen lider, söz konusu projelerin hayata geçirilmesi için yabancı şirketlerin de aktif katılımının sağlanmasını talep etti.
Toplantıda Lebap vilayetinde 254 Megawattlık toplam güç kapasiteli yeni elektrik santralin inşa edilmesi de kararlaştırıldı. Türkmenistan, 2020 yılında elektrik üretimini 26,38 milyar kilowatt/saate çıkarmayı hedeflerken, o dönemde Türkmen elektriğinin ihracatının 6 milyar kilovat/saate çıkması bekleniyor. Halihazırda, Türkmenistan Türkiye başta olmak üzere Afganistan ve İran'a elektrik satıyor.
Türkmenistan'ın elektrik üretimine Türk şirketleri de büyük katkı sağladı. Çalık Holding'e bağlı Çalık Enerji bu ülkede 6 santral inşa ederken, Lotus Enerji şirketi 2 santrali devreye aldı.

7 Ağustos 2010 Cumartesi




07 Ağustos 2010 Cumartesi, TBDHaber http://www.turkbirdev.info

Başlıklar:

  • Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev: “..Türk birliği olarak gelecekte de ne yapacağız onları da dile getiriyoruz”
  • Rusya, Ermenistan'daki 102. askeri üssünü fiilen bu ülkeye devretmeye hazırlanıyor.
  • Kazakistan'da altın rezervi 27 milyar doları aştı
  • Kazakistan nükleer tehlikeye dikkat çekti
  • Medvedev ile Kerimov Kırgızistan’ı görüştü
  • ABD Kırgızistan'da yeni üs kuracak
  • Erenköy direnişi ve Erenköy şehitleri anıldı
  • KKTC Maliye Bakanı Tatar: Türkiye bizim IMF’miz tecrübesinden faydalanıyoruz
  • Özbekistan'da gençler yurtdışında eğitim almak istiyor
  • Türkiye'nin yeni hedefi dünya şampiyonluğu
  • Nabucco'da hedefler büyüdü,gaz miktarı ikiye katlanabilir
  • Türkmenistan'la ticaret kriz dinlemedi yıl sonunda 2 milyar doları aşacak

Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev: “..Türk birliği olarak gelecekte de ne yapacağız onları da dile getiriyoruz”

OSMAN URASMUĞLA(İHA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan ve Kazakistan dış işleri bakanları gayri resmi olarak istişare yapmak ve ikili konuları ele almak için biraraya geldi. Bodrum'da bir araya gelen 4 ülkenin bakanları The Marmara Otel'de bir basın toplantısı düzenledi.Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov, Kazakistan Dışişleri Bakanı Kanat Saudabayev ve Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev'in birlik ve beraberlik mesajları verdikleri toplantıda Bakan Davutoğlu "Ev sahibi olarak çok mutlu bir gün yaşıyorum" dedi. "Türkçe konuşan 3 kardeş ülkenin dış işleri bakanları ile birlikteyiz" diyen Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu "Bildiğiniz gibi geçen sene ekim ayınca Nahçıvan'da, Türkçe konuşanlar Türk Dünyası Konseyi kurulmuştu. Ve yine orada dört ülke bu girişimi başlatmıştık. İnşallah önümüzdeki ay bunun ikinci toplantısını zirve düzeyinde gerçekleştireceğiz. Biz daha önce bir çok vesilelerle değerli arkadaşlarımla, kardeşlerimle görüştüğümde hep resmi toplantılarda bir araya geldiğimizi fark ettik. Bu seferistedik ki aile içerisinde, resmi olmayan bir formatta kardeşçe her şeyimizi paylaşalım. Davet ettim, icabet ettiler, çok memnunuz. Bu toplantı bu formatta gerçekleşen ilk toplantı.İnşallah son olmayacak. Bugün bir tekne gezisinde beraber olduk. Bu geleneği devam ettirmeye kararlıyız. Bu hem dostça bir istişare imkanı veriyor hem de ikili konuları da ele alıyoruz. Böylece bir çok konuda ortak görüşe sahip olan, ortak dili konuşan, ortak coğrafyayı paylaşan, ataları, soyları bir olan bu kardeş ülkelerin dışişleri bakanları olarak yepyeni bir birliktelik içinde her şeyi paylaşma imkanı buluyoruz. Burası da onların yeni yurdu, ana yurdu. Böyle bakıyoruz. Aramızda dağlara, aramızdaki mesafelere gerçekten uzaklık gibi değerlendirmiyoruz" dedi. Kazakistan Dışişleri Bakanı Kanat Saudabayev ise "Ahmet Bey'e çok teşekkür ederim" diyerek başladığı konuşmasında "Türk kardeş devletlerinin bakanları, başkanlarının sık sık görüşmesi lazım. Çünkü bizim tarihimiz kültürümüz bir. Biz birlikte olursak bizim kuvvetimiz daha da büyük olacak" dedi.Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov'da bu formatta ilk defa bir araya geldiklerini belirterek "Beraber çalışalım ki problemleri halledelim. Aynı dilde konuşuyoruz. Tarih, kültür bakımından birbirime yakınız. Meseleleri beraber olarak halletmek çok önemlidir. Bu görüşmemizde Azerbaycan'ın büyük bir problemi olan Dağlık Karabağ'ın durumunu da müzakere ettik" diye konuştu. Son olarak Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev söz aldı. Bakan Kazakbayev "Kardeşlerimizin bu sözlerine katılıyorum. Ahmet Davutoğlu ağabeyimizin nazik daveti ile buradayız. Kırgızistan'da olan siyasi olaylardan sonra maddi ve manevi katkıda bulunan burada oturan kardeşlerimize, bütün kardeş haklara çok teşekkür etmek istiyorum. Biz böyle devam etmeliyiz. Sadece dilde, dinde değil işte de birlik olmalıyız. Çok taraflı nasıl bir işbirliği yapacağız, Türk birliği olarak gelecekte de ne yapacağızonları da dile getiriyoruz. İnşallah her şey iyi olacak. Bu sene burada toplandık. Gelecek sene sadece deniz kenarında değil Tanrı Dağları'nda toplanabiliriz. Kardeş Türkiye'ye bütün alanlarda yüksek başarılar dilerim" ifadelerini kullandı.

"TÜRK DÜNYASI KONSEYİ SEKRETERYASI İSTANBUL'DA OLUŞACAK"

Toplantıda Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bu birlikteliğin güçlenmesi konusundaki çalışmalara ilişkin yöneltilen soruda "Kurumsallaşmanın ön çalışmaları geçen sene Nahçıvan zirvesinden sonra başlamıştı. İnşallah bu sene zirvede daimi olarak bir Türk Dünyası konseyi sekreteryası İstanbul'da oluşacak. Bunu sürdürme konusunda çok güçlü iradeye sahibiz. Bu sekreterya oluşunca, Ruslan beyin çok güzel vurguladığı gibi dilde, dinde, kültürde beraberlik dışında birde amelde birlik olacak. Tek bir seshalinde bir çok konularda kendi içimizde bir dayanışma içerisinde olacağız. Kırgızistan'ın derdi varsa Kırgızistan'ın derdi değildir. Türkiye'nin derdidir, Azerbaycan'ın derdidir. Kazakistan bu sene AGİT dönem başkanlığını aldı. O sadece Kazakistan'ın şerefi değil,bizim şerefimiz. Ortak kültüre sahip ülkelerin başarısı. Onların başarısı bizim başarımız. Onların sıkıntısı bizim sıkıntımız. Tanrı Dağları'ndan burada Beydağları'na kadar, Toroslara kadar aynı coğrafyayı teneffüs ediyoruz"şeklinde açıklamadabulundu.
Kaynak: http://www.haberx.com/turkiye_azerbaycan_kazakistan_ve_kirgizistan_disisleri_bakanlari_bodrumda_biraraya_geldi(17,n,10415291,207).aspx


Rusya, Ermenistan'daki 102. askeri üssünü fiilen bu ülkeye devretmeye hazırlanıyor.
Bahadır Selim Dilek

Cumhuriyet- Ermenistan’ın Türkiye ile normalleşmeyi askıya alması sonrasında Ankara süreci yeniden canlandırmak için formül ararken, Minsk Grubu’nun Eş başkanı Rusya’dan Ermenistan’ın elini güçlendirecek önemli bir adım geldi. Rusya’nın, 1992’de Erivan ile imzaladığı ortak savunma anlaşması çerçevesinde bu ülkede faaliyete sokulan 102. askeri üssünü fiilen Ermenistan’a devretmeye hazırlandığı ortaya çıktı.21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Kafkasya Uzmanı Dr. Ali Asker’in verdiği bilgiye göre Rusya, Ermenistan’daki askeri üssüyle ilgili anlaşmada değişiklikler yapmaya hazırlanıyor. Değişiklikleri öngören protokol taslağı üzerindeki çalışmalar büyük ölçüde tamamlandı ve onay aşamasına geldi.• Tasarıya göre, bu amaca ulaşmak için Rusya Federasyonu, Ermenistan’ı modern ve çağdaş silahlarla donatacak.• Anlaşma 49 yıl süresince yürürlükte kalacak. Bu sürenin bitiminden 6 ay önceye kadar taraflardan herhangi birisi yeni bir tutum sergilemezse, sözleşmenin süresi kendiliğinden 5 yıl daha uzayacak.• Anlaşmanın imzalanması durumunda Rusya; Ermenistan-Azerbaycan çatışmasında fiilen Ermenistan’ın yanında yer almış olacak.Asker, anlaşmanın olası sonuçlarıyla ilgili olarak, şu değerlendirmede bulundu: “Bu anlaşmanın imzalanması Ermenistan’a rahat bir nefes aldıracaktır. Muhtemel bir Ermenistan-Azerbaycan çatışmasında Rusya’nın açık askeri müdahale yapmak isterken Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nü kullanmayı deneyecektir. Fakat KGAÖ’den Azerbaycan’a karşı savaş operasyonu düzenlenmesine dair karar çıkması imkânsızdır. Moskova’nın köşeye sıkıştırdığı Lukaşenko Gazprom’a olan borçlarını ödemek için Azerbaycan’dan 200 milyon dolarlık kredi desteği almıştır. Rusya iki taraflı bir anlaşmayla istediği zaman bölgeye müdahale imkânına sahip olacaktır.”

Kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=164196

Kazakistan'da altın rezervi 27 milyar doları aştı
2010 yılının ilk altı ayındaki dönemde Kazakistan Merkez Bankası'nın altın rezervleri yüzde 20,26 oranında arttı.

Kazakistan Merkez Bankası'nın verdiği bilgiye göre 2010 yılının ocak- temmuz ayları arasında Merkez Bankası'nın altın rezervleri yüzde 20,26 oranında artarak 27.769 milyar dolar değerine ulaştı.
2010 yılı temmuz ayı içerisinde altın rezervlerinin yüzde 4,38 oranında arttığı kaydedildi. Yapılan açıklamada, 2010 yılının ilk 7 ayında döviz aktiflerinin yüzde 22,02 artarak 25.124 milyar dolar, altın aktiflerinin ise yüzde 5,7 artarak 2.645 milyar dolar olduğu da kaydedildi.
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1012772&title=kazakistanda-altin-rezervi-27-milyar-dolari-asti

Kazakistan nükleer tehlikeye dikkat çekti
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda, 29 Ağustos'un 'Uluslararası Nükleer Denemelere Karşı Eylem Günü' ilan edilmesi için verdiği önergesi kabul edilen Kazakistan etkinliklere başladı.

Kazakistan'ın İstanbul Başkonsolosu Aksar Shokybayev, "Eğer bu karar alınmasa bugün Kazakistan dışlanan bir ülke haline gelir, dünyada nükleer yayılma ve yarış devam ediyor olurdu. Ancak Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in öngörüsü ile dünyada sağladığımız güveni, bu karara borçluyuz" dedi. Toplantıda konuşan Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulvahap Kara da, "Bu silahlardan vazgeçmek hem dünya barışı hem de bölge halkı için büyük bir adımdır" dedi.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Dunya/2010/08/06/kazakistan_nukleer_tehlikeye_dikkat_cekti


Medvedev ile Kerimov Kırgızistan’ı görüştü
Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ile Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un yaptığı telefon görüşmesinde, Kırgızistan’daki gelişmeleri ele aldığı belirtildi.

Özbek basınında yer alan haberlerde, Kerimov ve Medvedev’in önceki gün yaptıkları görüşmede, Orta Asya’daki kimi gelişmeler hakkında ayrıntılı görüş alışverişinde bulunduğu kaydedildi. Kerimov’un Medvedev’i aradığı, görüşmenin Kırgızistan’daki durum konusunda yoğunlaştığı belirtildi. Özbek liderin ayrıca Rusya’da orman yangınlarının söndürülmesi konusunda yardım teklifinde bulunduğu bildirildi.

Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yg/habergoster.php?haber=38487

ABD Kırgızistan'da yeni üs kuracak
Kırgızistan'ın Bişkek kentinde bulunan Amerikan üssünün kapatılması yönünde tartışmalar yapılırken, ABD Savunma Bakanlığı Oş kentinde askeri üs kurulacağını açıkladı.

ABD, Kırgızistan'da bir askeri üs daha açmaya hazırlanıyor. ABD Savunma Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre yeni üssün son dönemde Özbekler ile Kırgızlar arasında etnik çatışmaların yaşandığı Oş kentinde kurulacağı belirtildi.
Kırgızistan'ın Bişkek kentinde bir Amerikan üssü bulunuyor. Afganistan işgali çerçevesinde kullanılan üssün kapatılması yönünde pazarlıklar yapıldığı ve yeni devlet başkanı Roza Otunbayeva'nın üssün kapatılması görüşünde olduğu basında haberler yer almıştı.

Kaynak: http://haber.sol.org.tr/dunyadan/abd-kirgizistanda-yeni-us-kuracak-haberi-31883

Erenköy direnişi ve Erenköy şehitleri anıldı
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, kimsenin Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme hakkından, iki kesimlilikten, iki devletlilikten vazgeçmesini beklememesi gerektiğini, Rum tarafında istek olması halinde yıl sonuna kadar çözüm bulmanın mümkün olduğunu belirterek, "Anlaşma olmazsa herkes kendi yoluna" dedi.

15:20 08 Ağustos 2010
-CUMHURBAŞKANI EROĞLU: "ANLAŞMA OLMAZSA HERKES KENDİ YOLUNA"
Kıbrıs Türk mücadele tarihinin mihenk taşlarından Erenköy Direnişi ile direniş sırasında şehit olanlar, Erenköy’de düzenlenen törenle anıldı.KKTC toprağı olan ve halen sadece mücahitlerin bulunduğu Erenköy’deki şehitlikte düzenlenen anma törenine, KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, Meclis Başkanı Hasan Bozer, Başbakan İrsen Küçük, KKTC’nin 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Kaya Türkmen, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri (KTBK) Komutanı Korgeneral Hilmi Akın Zorlu, KKTC Güvenlik Kuvvetleri (GKK) Komutanı Tümgeneral Abdullah Recep, bazı bakanlar, milletvekilleri ile siyasiler ve iki binin üzerinde vatandaş katıldı.Erenköy’e ulaşım deniz ve kara yolundan sağlandı. Protokol ise helikopterle bölgeye ulaştı.Erenköy Şehitliğindeki tören saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle başladı. Bunu protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulması izledi.Şehitlik özel defterinin imzalanmasının ardından KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu bir konuşma yaptı.

-EROĞLU: "KIBRIS TÜRK HALKI İÇİN DÖNÜM NOKTASI".

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu törende yaptığı konuşmada, Erenköy direnişinin Kıbrıs Türk halkı için bir dönüm noktası olduğunu belirtti ve "Erenköy direnişinin Kıbrıs Türkleri için Çanakkale olduğunu" vurguladı.Türkiye’nin uçaklarıyla Erenköy çatışmasına verdiği destekle dünyaya garanti ve ittifak anlaşmalarında yer alan etkin ve fiili müdahalenin ne olduğunu hatırlattığını söyleyen Eroğlu "Devlet kurmamız, bu topraklarda başı dik özgürce yaşamamız için mücadele edenleri, kan dökenleri, can verenleri unutmamamız gerekir" dedi.Eroğlu, bunları hamaset veya düşmanlık tohumları ekmek için söylemediğini ifade etti. 8 Ağustos 1964’de Türk Hava Kuvvetleri’nin müdahalesi ile dünyaya verilmeye çalışılan mesajı anlamayan Rumların 15 Temmuz 1974 darbesini yaptığını belirten Eroğlu, darbe sonrasında dönemin Cumhurbaşkanı Makarios’un dünyaya "Ülkem Yunanistan’ın işgali altında" dediğini hatırlatarak, 20 Temmuz Barış Harekatının ülkeye barış getirdiğini kaydetti."Biz Kıbrıs Türkleri, Kıbrıs barış, refah, işbirliği adası olsun diye üzerimize düşeni yapıyoruz" diyen Eroğlu, çözüm için ortaya konulan isteklerin Kıbrıs Rumlarının aleyhine olmadığını belirtti. Eroğlu, kimsenin Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme hakkından, iki kesimlilikten, iki devletlilikten vazgeçmesini beklememesi gerektiğini vurgulayarak, Rum tarafında istek olması halinde yıl sonuna kadar çözüm bulmanın mümkün olduğunu, çünkü tarafların ne istediğinin herkesce bilindiğini kaydetti."Anlaşma olmazsa herkes kendi yoluna" diyen Eroğlu, Anavatan Türkiye’nin en yetkili kişi ve organlarının defalarca belirttikleri gibi, Kıbrıs Türk halkının daha fazla çözümsüzlüğün mağduru olarak bırakılamayacağını vurguladı.Erenköy Mücahitler Cemiyeti Başkanı Kutlay Çeto da konuşmasında, bu yıl görüşme masasında bulunan Eroğlu’nun bir önceki Cumhurbaşkanı Talat gibi Kıbrıs Türk halkının haklarını en iyi şekilde koruyacağına inandıklarını söyledi.Müzakerelerin ilanihaye devem edemeyeceğini, anlaşmaya ulaşılmaması halinde anlaşmalı ayrılıkla barış içerisinde yaşanabileceğini ifade eden Çeto, ülkede iç sorunlar bulunduğunu, sürdürülebilir bir ekonomik yapının kurulması gerektiğini belirtti.Yenierenköy Belediye Başkanı Özay Öykün ise, 46 yıl önce 10 bin Yunan askerine karşı gösterilen direnişin önemine işaret ederek, Türk Hava Kuvvetleri’nin müdahalesi ile Yunan askerlerinin bozguna uğradığını anlattı.Öykün, TMT ’den önce Erenköy ile Türkiye arasında bağlantı ve köprü kurulduğunu anlatarak, 20 Temmuz 1974’de ve sonrasında bu köprünün en üst düzeye çıkarıldığını kaydetti. Erenköy direnişinde şehit düşenlere seslenen Öykün, onların direnişinin gelecek için örnek teşkil ettiğini kaydetti.

-ÖZEL DEFTERE YAZILANLAR.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu Erenköy Şehitliği özel defterine şunları yazdı."Aziz şehitlerimiz, bundan tam 46 yıl önce vatanımıza sahip çıkmak, Kıbrıs’ta insanca yaşama uğruna canınızı hiçe sayarak sayıca ve silahça sizden üstün düşman kuvvetleriyle kahramanca savaştınız. Tankları ve toplarıyla gelen Rum-Yunan ikilisine elinizdeki derme çatma silahlar ve vatan sevginizle karşı koydunuz. Uğruna can verdiğiniz kutsal vatan topraklarını korumaya ve cumhuriyetimizi yüceltmeye kararlı olduğumuzu bir kez daha teyit etmek için huzurunuzdayız.Akıttığınız kanlar bugün Kıbrıs Türkünün özgür ve huzur içinde Mücahit ve Mehmetçiklerin güvencesinde yaşadığı KKTC’nin temelini oluşturmuştur. Cumhuriyetimizi geliştirmek en önde gelen vazifemiz ve size olan borcumuzdur. Biliyoruz ki KKTC geliştikçe, halkımızın huzur ve refah seviyesi yükseldikçe ruhlarınız şad olacaktır. Kıbrıs Türkünün özgürlük uğruna canlarını feda eden siz aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anar, kahraman gazilerimize sağlıklı uzun ömürler dilerim.".

-BÜYÜKELÇİ TÜRKMEN.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Kaya Türkmen de özel deftere şunları kaydetti."Aziz şehitlerimiz, Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesinin dönüm noktalarından birisini oluşturan şanlı Erenköy direnişinin unutulmaz kahramanları olan şehitlerimizin manevi huzurunda saygı ile eğiliyoruz. Kahraman Kıbrıs Türk halkının varlık, özgürlük ve onuru ile yaşama mücadelesi uğruna seve seve can vererek mukaddes şahadet mertebesine eriştiniz ve büyük Türk ulusunun şanlı tarihindeki müstesna yerinizi aldınız. Kıbrıs Türkünün özgürlüğüne ve aydınlık günlere kavuşmak için verdiği mücadelede başarıya ulaşmasına kanınız ve canının pahasına yapmış olduğunuz eşsiz katkı daima şükranla hatırlanacaktır.Bu duygularla Türkiye’nin, geçmişte olduğu gibi bundan sonra da Kıbrıs Türk halkının barış ve refah içinde yaşaması için her zaman yanında olacağını bir kez daha teyit ederek, hatıranız önünde minnet ve şükranla eğiliyoruz.".

-KORGENERAL ZORLU.

KTBK Komutanı Korgeneral Hilmi Akın Zorlu’nun özel deftere yazdıkları ise şöyle."Aziz şehitlerimiz, Sizler mücahit Kıbrıs Türkünün varlığı ve Yavruvatanın bağımsızlığı uğruna canlarınızı feda ederek en yüce mertebeye şahadet mertebesine ulaştınız. Fedakarlıklarınız ve kahramanlıklarınızla destanlaştırdığınız Erenköy direnişi hafızalardan silinmeyecektir. Büyük Türk ulusu ve onun bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri sizlere olan vefa borcunu hiçbir zaman unutmayacaktır. Aziz şehitlerimiz, emin olunuz ki uğruna canınızı verdiğiniz Yavruvatan topraklarını, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kanımızın son damlasına kadar koruyacak ve tertemiz kanlarınızla renk verip özgür kıldığınız şanlı bayrağımızı en yükseklerde dalgalandırmaya devam edeceğiz.Özgürlük mücadelesi ile tarihe geçen hatıranız ilelebet yüreğimizde yaşayacak. Bizlere emanet ettiğiniz bu güzel vatan ve mücahit Türk varlığını sonsuza dek yaşatmak azim ve kararlılığında olduğumuzu bir kez daha tekrar ediyor, sizleri minnet ve şükran duygularımızla anıyor manevi huzurunuzda saygı ile eğiliyorum.".

-TÜMGENERAL RECEP.

GKK Komutanı Tümgeneral Abdullah Recep de anıt özel defterine şunları kaydetti."Aziz şehitlerimiz Kıbrıs Türkünün onuru, şerefi ve bayrağı uğruna verdiği mücadelede mihenk taşı olan Erenköy direnişinin 46. yıldönümünde tekrar sizlerin huzurunuzdayız. Burada gösterdiğiniz şanlı direniş enosis hayallerinin tarihe gömülmesinin başlangıcı olmuş Kıbrıs Türkünün huzur ve özgürlüğe ulaşmasının temeli olmuştur. Anavatana açılan tek kapının kapanmaması uğruna kahramanca çarpışarak şahadet mertebesine ulaştığınız emsalsiz mücadele sayesinde bu kapı sonsuza dek açık kalacaktır.Bugün KKTC varsa hür ve bağımsız yaşıyorsa sizlerin sayesindedir. Göklerden canlarınız pahasına indirmediğiniz bayrağımız hala göklerde dalgalanıyor ve ilelebet dalgalanmaya devem edecektir. Şanlı bayrağımız gölgesinde rahat uyuyun."

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/erenkoy-direnisi-ve-erenkoy-sehitleri-anildi/dunya/sondakika/08.08.2010/1273940/default.htm

KKTC Maliye Bakanı Tatar: Türkiye bizim IMF’miz tecrübesinden faydalanıyoruz

Uğur KÜÇÜK - İSTANBUL

GÖRÜŞLERİNİ TÜRKİYE İLE PAYLAŞTI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Maliye Bakanı Ersin Tatar, ülke ekonomisiyle ilgili görüşlerini arkadaşımız Uğur Küçük’e anlattı. Tatar, gazetemize, ülke maliye politikasından, Güney Kıbrıs’la ilişkilere kadar geniş bir yelpazede görüşlerini aktardı.KKTC Maliye Bakanı Ersin Tatar, göreve geldiklerinden bu yana önemli ekonomik işlere imza attıklarını ve bunda Türkiye’nin desteği ve deneyiminden faydalandıklarını belirterek, “Bizi Türkiye’den emir alıyor diye eleştiriyorlar. Bizim Türkiye ile mükemmel bir iş birliğimiz var ve bu devam edecek” dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Maliye Bakanı Ersin Tatar, Türkiye Gazetesi’ni ziyaret ederek Kıbrıs ekonomisi ve siyasetini değerlendirdi. Türkiye ve KKTC’nin birbirinden ayrılmaz iki ülke olduğunu söyleyen Tatar, “Bizden önceki hükümet döneminde insanlar Türklüğü bir kenara bırakıp ‘insanız’ gibi söylemlerle Rumlarla birleşmeye tüm olumsuz maddelere rağmen Annan Planı kapsamında evet dediler. Ama sonuç ortada. Bizim yanımızdaki tek ülke, resmi garantörümüz olan Türkiye’dir. Biz de bu bilinçle politikalarımızı uyguluyoruz. Bizi Türkiye’den emir almakla eleştirenler var. Türkiye olumlu anlamda bizim IMF’miz gibi. Bize verdiği ekonomik destek ortada. Biz de Türkiye’nin deneyimlerinden faydalanmaya devam edeceğiz” diye konuştu.TÜRKİYE GİBİ BÜYÜYORUZKendilerinden önceki hükümet döneminde kontrolsüz büyüme süreci yaşandığını ve KKTC bütçesinin rekor düzeyde arttığını belirten Tatar, iktidarı devralmalarından sonra büyük bir bütçe açığı devraldıklarını söyledi. Şimdi, Türkiye‘nin tecrübelerini izleyerek, sıkı maliye politikası uygulayıp büyüme yolunda çalıştıklarını söyleyen Tatar, “Aşırı istihdam ve kamu harcamaları sebebiyle ilk göreve geldiğimizde bütçe açığı yıllık 500 milyon dolardı. Ya borç alacaktık, ya yeni vergi getirecektik. Biz borçlanma yerine ek vergi getirdik. Maaşlarda düzenleme yaptık. Bu sebeple çok eleştirildik ama devleti ayakta tutmak için tarihi rol üstlenerek açığı 200 milyon dolara indirmeyi başardık” sözlerini kullandı.Türkiye’den su alıp Rumlara satacaklar Bakan Ersin Tatar, KKTC’de yapılacak ve suyu Anamur Dragon Çayı’ndan Akdeniz’in altından gidecek borularla desteklenecek barajla ilgili de projenin 3 yıl içinde tamamlanacağını söyledi. Başbakan Erdoğan’la yapılacak anlaşma ile bu baraj projesinin Türkiye tarafından 500 milyar TL’lik bir yatırım bedeliyle başlatılacağını ve Kıbrıslı Türklerin susuzluktan kurtulacağını söyleyen Tatar, bu suyu Rumlar’a da satabileceklerini söyledi. Tatar, “Rumlar’da bizim gibi ada da susuzluk çekiyor. Bir dönem Yunanistan’dan yük gemisiyle temiz su getirmeye çalıştılar ama maliyeti çok yüksekti. Bizim Türkiye’den denizin altından su getirmemize alternatif olarak onların Yunanistan’dan su getirme gibi bir seçenekleri de yok. Bizi hiç bir şekilde tanımayan ve AB’yi de bu politikaya yönlendiren Rum kesimi bizimle ticaret yapmayı hazmedebileceklerse biz de onlara su satabiliriz. Bizim için problem olmaz” diye konuştu.
Kaynak: http://www.turkiyegazetesi.com.tr/haberdetay.aspx?haberid=457334

Özbekistan Cumhurbaşkanı Kerimov: Japonya stratejik ortağımız

TAŞKENT - Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov, Japonya'yı stratejik ortak ve destekleyici ülke olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Kerimov, Taşkent'te düzenlenen Orta Asya+Japonya Diyalog Toplantısı'nın üçüncüsüne katılan ve bugün başkente bir dizi temaslarda bulunan Japonya Dışişleri Bakanı Katsuya Okada'yı cumhurbaşkanı köşkü Aksaray'da kabul etti.
Özbekistan Dışişleri Bakanı Vladimir Norov'un da hazır bulunduğu kabulde Kerimov öncelikle iki ülke arasındaki ilişkilerin gelinen durumundan ve gelişme düzeyinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Japonya'nın Özbekistan'ın bağımsızlığını ilan ettiği ilk yıldan beri sağladığı desteğini sürdürdüğünü ifade eden Kerimov "Şimdiki ilişkilerimizin derecesi ve durumu 2002'de iki ülke arasında imzalanan 'Dosluk, stratejik ve işbirliği'ne' paralellik arz etmekte. Bu yakınlaşma Japonya'nın modern dünya ekonomisi ve siyasetine de uygun gelmekte." dedi.
Bugün sabah Taşkent'te Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev'le de görüşen Japonya Dışişleri Bakanı Okada, yarın Taşkent'ten ayrılarak Kazakistan'ın başkenti Astana'ya geçecek.
Japonya'nın Özbekistan'daki yatırımı 2 milyar 300 milyon dolar dolayında seyrediyor.

Kaynak: http://www.stargundem.com/dunya/1056662-ozbekistan-cumhurbaskani-kerimov-japonya-stratejik-ortagimiz.html

Özbekistan'da gençler yurtdışında eğitim almak istiyor
Bir araştırma merkezi tarafından 18 yaş üzeri gençler arasında yapılan ankette, katılımcıların yüzde 30'u eğitim amacıyla yurtdışına çıkmak istediğini söyledi. Ankete katılanların yüzde 24'ü ise geçi iş amacıyla yurt dışına çıkmak istediğini belirti. Ankete katılanların yüzde 6'sı ise daimi çalışmak amacıyla yurtdışına gitmek istediğini ifade etti.
2010 itibariyle nüfusu 28 milyonu aşan ve Orta Asya'nın en kalabalık ülkesi konumundaki Özbekistan'da nüfusun yüzde 65'e yakını 20 yaş altı.
Genç bir nüfusa sahip olan Özbekistan, daha çok Rusya ve Kazakistan'a geçici işçi gönderiyor.

Kaynak: http://www.stargundem.com/dunya/1056237-ozbekistan-039-da-gencler-yurtdisinda-egitim-almak-istiyor.html

Türkiye'nin yeni hedefi dünya şampiyonluğu
Macaristan'ın Keszthely kentinde 130 bayan boksörün katılımıyla düzenlenen Avrupa Birliği Bayanlar Boks Şampiyonası'nda kazandığı 3 altın, 1 gümüş ve 3 bronz madalya ile takım halinde şampiyon olan Türkiye'nin yeni hedefi dünya şampiyonluğu.

Türkiye Bayan Boks Milli Takımı'nın Teknik Direktörü Selahattin Başaran, 4 Ağustosta başlayan ve bugün sona eren şampiyona ile ilgili Macaristan'da kazanılan şampiyonluğun kendileri açısından önemine işaret etti. Başaran, bundan sonraki hedeflerinin 9-19 Eylül 2010 tarihleri arasında Barbados'da düzenlenecek dünya şampiyonası olduğunu söyledi. Milli takımın dünya şampiyonası öncesi ciddi bir sınav verdiğini dile getiren Başaran, ''Burada eksiklerimizi gördük. Önümüzde bir ayı aşkın bir zaman var. Bu zamanı en iyi şekilde değerlendirerek dünya şampiyonasına gitmek istiyoruz'' dedi. Türkiye Bayan Boks Milli Takımı'nın Kafile Başkanı ve aynı zamanda Türkiye Boks Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi olan Mustafa Yalçın da milli takımı kutlayarak, ilk hedeflerinin dünya şampiyonası, ardından da 2012 Londra Olimpiyatları olduğunu belirtti. Şampiyonada 46 kiloda Serpil Yassıkaya, 54 kiloda Ayşe Taş, 64 kiloda Gülsüm Tatar altın madalya kazanırken, 51 kiloda Sümeyra Yazıcı gümüş madalya, 48 kiloda Binnur Sakal, 75 kiloda Elif Güneri ve artı 81 kiloda Şemsi Yaralı bronz madalya kazandı. Kazandığı 3 altın, 1 gümüş ve 3 bronz madalya ile takım halinde 24 puan toplayan Türkiye şampiyonluğunu ilan etti. Ev sahibi Macaristan 23 puanla ikinciliği elde ederken, üçüncülüğü ise Fransa 13 puanla kazandı. Şampiyonanın en teknik boksörü ise 64 kiloda altın madalya kazanan, dünya ve Avrupa Şampiyonu Gülsüm Tatar seçildi.

Kaynak: http://www.ajansspor.com/boks/Genel/h/20100808/turkiyenin_yeni_hedefi_dunya_sampiyonlugu.html?ref=satb1

Nabucco'da hedefler büyüdü, gaz miktarı ikiye katlanabilir
Nabucco Projesi'nde hedefler revize edilerek büyütüldü. 2015 yılında 8 milyar metreküp ile gaz taşımaya başlaması istenen Nabucco hattından ilk etapta 16 milyar metreküplük doğalgaz akışına yönelik görüşmeler yapıldığı öğrenildi.

Gerçekleşmesi durumunda Nabucco Projesi, yarı kapasite ile başlamış ve hedefini ise ikiye katlamış olacak. Ancak bu hedefe ulaşmak birçok uzmana göre oldukça zor. Şahdeniz 2 doğalgazını kimin alacağının belli olmaması bu durumu etkiliyor. Nabucco tarafının ise alternatif yollar için görüşmeleri de devam ettirdiği belirtildi. Türkmenistan ile Kazakistan'dan da doğalgaz alınması hedeflenirken, Irak'tan ise ilk etapta 10 milyar metreküp gaz alınması hedefleniyor. Buna göre projenin teknik özelllikleri ve maliyeti de değişecek. Nabucco için ortak 5 ülke, bu ay içinde proje destek anlaşması imzalayarak önemli bir süreci daha tamamlayacak. Nabucco'nun tedarik planıŞahdeniz 2 doğalgazının 6 milyar metreküpü Türkiye'ye verildi. Geriye kalan 8-10 milyar metreküp için ihale yapılacak. 2017-2018 döneminde üretime geçecek Şahdeniz 2 gazı, Rusya'ya alternatif olan Hazar bölgesinden çıkacağı için arz güvenliğinde bütün ülkeler açısından büyük öneme sahip. Bu gazı kimin alacağı ise henüz belli değil. Nabucco'nun ilk planları ise bu gazın alınacağı üzerine kurulmuştu. Ancak Türkiye-Yunanistan-İtalya Doğal Gaz Boru Hattı (ITGI) ve Trans Adriyatik Projesi (TAP) gibi uluslararası diğer projelerin de Şahdeniz 2 gazını almak istemesiyle rekabet iyice arttı ve bu durum Nabucco açısından bir tedarik sorunu mu var tartışmalarına yol açtı. Ancak Nabucco konsorsiyumu çalışmalara hız verdi. Nabucco Doğalgaz Şirketi'nin hazırladığı ve yılın üçüncü çeyreğini kapsayan durum raporuna göre; Nabucco, Hazar bölgesinde sadece Azeri gazıyla yetinmeyecek. Türkmenistan ve Kazakistan'dan gaz almak isteyen Nabucco, bu kapsamda görüşmelerini sürdürüyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da geçen haftalarda Türkmen yetkililerle konuyu müzakere etti. Ancak Türkmenistan'ın duruma henüz çekinceli yaklaştığı belirtildi. Maliyet değişecekNabucco, aynı zamanda Irak'tan da 10 milyar metreküp doğalgaz almak istiyor. Bunun da gerçekleşmesi durumunda Hazar'dan gelecek kaynakla birlikte en az 16 milyar metreküp ile ticaretin başlayabileceği raporda belirtildi. Mısır gazı ile Mavi Akım yani Rus gazının da bu hattan akması isteniyor. Nabucco'dan ilk etapta 16 milyar metreküp doğalgaz akmasının başarılması durumunda ise, hesaplamalara göre uzun dönemde Nabucco'nun çevresinde Irak ve Hazar hattından toplam 50-60 milyar metreküp, Mısır'dan 20 milyar metreküp, Rusya'dan 30-40 milyar metreküplük bir potansiyel oluşacak. Hattın kapasitesi 2020 yılında 31 milyar metreküpe ulaşacak. Projeye Irak, Türkmenistan ve Kazakistan gazlarının eklenmesi durumunda toplam uzunluğu 3.300 kilometre olacak hattın 4.000 kilometreye kadar uzayabileceği tahmin ediliyor. Projenin maliyeti ise tedarikçilerin kesinleşmesine göre yüzde 10 oranında artış gösterebilecek. İmzalar Ankara'da atılacakFinansman ve tedarik konularının açıklığa kavuşması için Proje Destek Anlaşması'nın (PSA) imzalanması bekleniyor. Yaklaşık 1 yıldır beklenen imzaları ise projeye ortak olan Avusturya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye'nin ilgili bakanları atacak. Geçen hafta Cuma günü imzaların Ankara'da atılmasının planlandığı, ancak bakanların aynı anda programa uyamamaları nedeniyle ertelendiği öğrenildi. Gerekli imzaların bu ay içinde atılması beklenirken, böylece önemli bir adım daha tamamlanmış olacak. Tedarik ile ilgili sorunların bu yıl sonuna kadar çözülmesi ve finansman konusunun da 2011 yılının ilk çeyreğinde tamamlanmış olması hedefleniyor.



Türkmenistan'la ticaret kriz dinlemedi yıl sonunda 2 milyar doları aşacak
Küresel krizin olumsuz etkilerine rağmen Türkiye ve Türkmenistan arasındaki ticaret hacmi artarak devam ediyor. 2010 yılı sonunda iki ülke arasındaki toplam ticaretin 2 milyar doları geçeceği belirtiliyor. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkmenistan'daki inşaat işlerinin yüzde 90'ının Türk müteahhitler tarafından yapıldığını söyledi.

Türkiye'nin komşu ve kardeş ülkelerle olan ticareti artırma politikası meyvelerini verdi. Küresel krizin tüm etkilerine rağmen Türkmenistan ile olan ticaret hacmi arttı. Türkmenistan Devlet Başkan Yardımcısı Hocamuhammed Muhammedov, iki ülke arasındaki ilişkilerin her geçen gün arttığını belirterek, ''2008 yılına göre 2009 yılının dış ticaret hacmi oranı karşılaştırıldığında 1,5 kat büyüme oldu. Geçen yılın ilk altı ayı ile 2010 yılı ilk 6 ayı karşılaştırıldığında ise 2,5 kat büyüme gözlendi.'' dedi. Yılın ilk yarısında iki ülke arasındaki dış ticaretin 1 milyar 600 milyon doları bulduğunu aktaran Muhammedov, bugüne kadar 17 milyar dolarlık inşaat işi yapıldığını vurguladı.
Bakan Çağlayan, Türkiye'de bulunan Türkmenistan Devlet Başkan Yardımcısı Muhammedov, Türkmenistan Ticaret ve Dış Ekonomik İlişkiler Bakanı Bayar Abayev, Petrol ve Doğalgaz Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bayramgeldi Recepoviç Nedirov, Ekonomi ve Kalkınma Bakanı Başimmırat Atamıradoviç Hocamuhammedov, Kültür ve Televizyon Radyo Yayınları Bakanı Gulmırat Hudayberdiyeviç Muradov, Türkmenistan Ticaret Odası Başkanı Palvan Taganov ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti. Çağlayan 2010'da iki ülke arasındaki toplam dış ticaretin 2 milyar doları geçeceğinin öngörüldüğünü kaydetti. Türk müteahhitlerin en yaygın işlerden birini Türkmenistan ile yaptığını dile getiren Çağlayan, "Türkmenistan'da yapılan tüm inşaat işlerinin yüzde 90'ının Türk müteahhitleri tarafından yapılması önemlidir. Türk müteahhitleri Türkmenistan'daki 608 projede 17 milyar dolardan fazla iş yaptılar. Yalnızca geçen yıl alınan işler 2,5 milyar dolardan fazladır.'' dedi. Çağlayan, müteahhitlik sektörünün yanı sıra sanayi, ticaret ve turizm alanlarında da potansiyel bulunduğunu kaydetti. Çağlayan, 30 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde Türkmenistan'da 2. Türk İhraç Ürünleri Fuarı'nı açacaklarını ve Türkiye-Türkmenistan İş Konseyi'nin toplantısını düzenleyeceklerini aktardı. Bakan Çağlayan, Türkmenistan Ticaret Odası ve Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) kardeş olması yönünde görüşlerini belirterek, iki ülke arasındaki ilişkileri teknik yardımlaşma noktasında da artırmayı hedeflediklerini kaydetti. Denizcilik Müsteşarlığı ve sektör temsilcilerinin 13-15 Temmuzda Avaza'daki gemi inşa sanayiiyle ilgili Türkmenistan'ı ziyaret ettiklerini de hatırlatan Çağlayan, bu sayede Avaza'da gezinti tekneleri yapacaklarını, tersane ve liman konusunda fizibilite çalışmaları gerçekleştirileceğini dile getirdi.

Nabucco projesine destek geldi
Türkiye-Türkmenistan Hükümetlerarası Ekonomik Komisyonu 3. dönem toplantısında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkmenistan'ın Nabucco projesine destek vereceğini kaydetti. Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Muhammedov da ticaret hacmini artırmayı hedeflediklerini söyledi. Muhammedov, başta enerji olmak üzere tarım, turizm, eğitim, müteahhitlik gibi alanlarda yapılacak işbirliğini önemsediklerini bildirdi. Muhammedov, 2011'de Türkiye'ye verilecek elektrik miktarını ve fiyatını yeniden değerlendireceklerini ve 2010 Kasım ayına kadar bu konuda mutabakata varmak istediklerini söyledi.

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1009482&title=turkmenistanla-ticaret-kriz-dinlemedi-yil-sonunda-2-milyar-dolari-asacak

1 Ağustos 2010 Pazar










1 Ağustos 2010 Pazar, TBDHaber > http://www.turkbirdev.info/

Başlıklar:
  • Çağlayan, Azerbaycan-Türkiye iş forumuna katılacak
  • Türkiye Azerbaycan Derneği’nin Açılışı Görkemli Oldu

  • Çağla Kazakistan'da mücadele edecek..

  • Otunbayeva: Kırgızistan'a acil 450 milyon dolar gerekli
  • ABD'den Kırgızistan'a yardım
  • KKTC'de "Toplumsal Direniş Bayramı" Kutlamaları

  • Özbekistan'da üniversite sınavı önlemleri
  • Özbekistan, İnşaat Sektöründe Yüzde 11.5 Oranında Büyüdü
  • Serbest ticarette ilk adım atıldı
  • "Türkiye bizim en yakın partnerimiz"


Çağlayan, Azerbaycan-Türkiye iş forumuna katılacak
Azerbaycan;ın başkenti Bakü;de bulunan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ve beraberindeki heyet, yarın ''Azerbaycan-Türkiye'' iş forumuna katılacak

Türkiye;nin Bakü Büyükelçiliğinin Dış Ticaret Müşavirliğinden yapılan açıklamada, yarın yapılması planlanan ''Azerbaycan-Türkiye'' iş forumu ve ''Türk ve Azerbaycanlı Firmaların İkili Görüşmeleri''nin iki ülke arasında yatırım ve işbirliği imkanlarının artırılmasına yönelik olduğu kaydedildi.
Bakan Çağlayan ve beraberindeki heyetin katılacağı ''Türkiye-Azerbaycan'' iş forumu kapsamında, Türk İş adamları, elektrik-elektronik ürünler, makine ve aksamları, mobilya ve aksesuarları, mücevher ve değerli taşlar, otomotiv ve yan sanayi, inşaat malzemeleri ve müteahitlik, hava kargo taşımacılığı gibi konuları Azerbaycanlı iş adamları ile görüşmesi bekleniyor.
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1009722&title=caglayan-azerbaycanturkiye-is-forumuna-katilacak


Türkiye Azerbaycan Derneği’nin Açılışı Görkemli Oldu
31 Temmuz 2010 Cumartesi günü Ankara’da Türkiye Azerbaycan Derneği’nin açılış merasimi görkemli oldu.


Açılışa Azerbaycan Dispora Bakanlığı yetkilisi ile Türkiye’deki Azerbaycan Türkleri başta olmak üzere aydınlar ve Azerbaycan davasına gönül verenler iştirak etti. Türkiye ve Azerbaycan basınının da yoğun ilgi gösterdiği derneğin açılış merasimi TÜRKSAM’ın Ankara’daki merkez ofisi toplantı salonunda yapıldı. Türkiye Azerbaycan Derneği’nin açılış konuşmasını derneğin Kurucu Başkanı Sinan OĞAN yaptı. OĞAN konuşmasında böyle bir derneğin hangi ihtiyaçtan açılmasına karar verildiğinden bahsetti. Sinan OĞAN konuşmasında şu hususlara dikkat çekti: “Türkiye Azerbaycan Derneği klasik dernekçilik anlayışının çok ötesinde profesyonel lobi çalışmaları yürütmek amacıyla kurulmuştur. Bu dernek Türkiye’nin 81 vilayetinde ve dünyanın önemli ülkelerinde faaliyetler gösterecek, konferanslar yapacak ve toplantılar tertipleyecektir. Çalışmalarını tamamıyla profesyonel esasta yapacaktır. Bunu için çağdaş iletişim araçlarından istifade edecektir. Başta Dağlık Karabağ sorunu, Hocalı soykırımı meselesi, Ermenilerin Türkiye’ye karşı sürdürdüğü faaliyetlere karşı çalışmalar ile Türkiye ile Azerbaycan arasında var olan Bir millet, iki devlet anlayışını daha da güçlendirmek için faaliyet gösterecektir. Mustafa Kemal Atatürk Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kederi ise bizim kederimizdir sözü, Merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in Bir Millet İki Devlet sözü ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in bir milletin iki diasporası olmaz sözlerinden hareketle Türkiye ile Azerbaycan’ın diaspora faaliyetlerini koordine etmek ve bu çerçevede çalışmalar yapmak arzusundadır. Ayrıca sadece bu iki ülkenin değil aynı zamanda Türk dünyasının da diaspora faaliyetlerini koordine etmek amacı taşımaktayız.” dedi. Toplantıda ayrıca Azerbaycan Diaspora İle İş Üzre Devlet Komitesi temsilcisi de iştirak bir konuşma yapmış ve Azerbaycan Diaspora Bakanlığının Türkiye Azerbaycan Derneği’ne bütün imkanları ile destek olacaklarını ve Sinan OĞAN gibi sadece Türkiye’de değil, Azerbaycan’da da çok yakından tanınan ve saygı duyulan birisinin bu derneğin başkanlığını üstelenmesinden de ayrıca mutluluk duyduklarını ifade etti. Toplantıya iştirak eden diğer katılımcılar konuşmalarında böyle bir derneğe ihtiyaç olduğunu, kurulmasından memnuniyet duyduklarını ve bu derneğin faaliyetlerine her türlü desteği vereceklerini söylemişlerdir. Derneğin kurucular kurulu üyeleri Başkan Yardımcısı Enver Türkoğlu, Genel Sekreter Eyyüp Kartalkaya, Doç. Dr. Hakan Karasu, Kemal Gürel, Ferdi Gürel ve Mustafa Kemal Kumtepe’nin iştirakıyla gerçekleştirilen toplantıda yakın bir zamanda yapılacak genel kurulda Azerbaycan davasına gönül veren herkes derneğin organlarında görev almaya davet edilmiştir. Derneğin Adresi: Oğuzlar Mahallesi, Türkocağı Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52/4 Balgat-ANKARA Tel: 0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66 Faks: 0090. 312. 285 00 71
Kaynak: http://www.siyasalbirikim.com.tr/haber.php?haber_id=6606



Çağla Kazakistan'da mücadele edecek..
Teniste aldığı başarılı sonuçlarla adını giderek duyurmaya başlayan milli sporcu Çağla Büyükakçay, Kazakistan'da turnuvaya katılacak..

Kazakistan'ın başkenti Astana'da 2-8 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek 50 bin dolar ödüllü ITF Bayanlar Turnuvası'nda mücadele edeceği açıklanan Çağla Büyükakçay'ın, ev sahibi ülke ile Rusya, Ukrayna, Bulgaristan ve Fransa'dan rakiplerle karşılaşacağı belirtildi. Sony Ericsson WTA Tour İstanbul Cup uluslararası bayanlar tenis turnuvasında partneri Pemra Özgen ile birlikte yarı finale çıkan Çağla Büyükakçay, dünya sıralamasında 187. durumda bulunuyor.
Kaynak: http://www.ajansspor.com/tenis/genel/h/20100729/cagla_kazakistanda_mucadele_edecek.html


Otunbayeva: Kırgızistan'a acil 450 milyon dolar gerekli
Kırgızistan yönetimi, ülkedeki siyasi, ekonomik ve etnik krizler yüzünden devlet bütçesinin ciddi açık vermesi üzerine kredi veren ülkeler ile uluslararası mali kurumlardan mali yardım alabilmek için konferans düzenliyor.

Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, konferansta yaptığı konuşmada, son üç ayda Kırgızistan;da yaşanan olayların devletin varlığını tehdit ettiğini ve Kırgızistan'ın özgürlüğün bedelini çok ağır ödediğini belirtti.
Devrik lideri Kurmanbek Bakiyev;in yandaşlarının düğmeye basmasıyla ülkenin güneyinde kan akıltıldığını belirten Otunbayeva, Bakiyev ailesini Kırgız ve Özbek halklarını birbirine düşürmekle suçladı.
Otunbayeva, hükümetin değerlendirmelerine göre, etnik çatışmanın yaşandığı Oş ve Celalabad eyaletlerinin onarımı için kısa vadede 350 milyon dolar ve 100 milyon dolar da güneyin ekonomisinin kalkınması için gerektiğini kaydetti.
Ülkedeki şiddet olaylarının milli ekonomiyi yüzde 5 oranında küçülttüğünü ve Oş ile Celalabad eyalet ekonomisinin çöktüğünü hatırlatan Otunbayeva, bu çerçevede ayrıca, gıda sektörüne 50 milyon dolar, enerji sektörüne 180 milyon dolar gerektiğini vurguladı. Otunbayeva, bu yılın bütçesinin 619 milyon dolar açık vereceğini de ifade etti.
Otunbayeva, yardımların, konut inşaatına, gıda güvenliğinin sağlanmasına, bütçenin desteklenmesine, düşük kredilerin verilmesine, maaşların ve hasar ücretinin ödenmesine öngörüldüğünü söyledi.
Otunbayeva ayrıca, ''bir daha bir ailenin ve klanın ülkeyi yönetmesine izin verilmeyeceğini'' vurgularken, önümüzdeki günlerde ''demokrasiye dönüş'' adlı programı onaylayacaklarını hatırlattı.
Uluslararası kurumların ve Batının mali yardımına çok ihtiyaç duyduklarını kaydeden Otunbayeva, Kırgızistan;a verilecek yardımın doğru ve şeffaf kullanılacağını belirtti.
Otunbayeva, Oş ve Celalabad eyaletlerini İmar ve Kalkınma Müdürlüğünün kurulmasıyla birlikte iç ve dış sermayenin toplandığı bir fon oluşturduklarını ve yakında sözkonusu yardım sermayesinin doğru kullanılması için denetim konseyini kuracaklarını kaydetti.
Kırgızistan;ın bugün genel seçimlere hazırlandığına dikkat çeken Otunbayeva, yolsuzlukla ve rüşvet ile mücadele ve kanun üstünlüğünü sağlayacaklarını yanı sıra iş sektörünün ve yargı organlarını da reform edeceklerinin altını çizdi.
Başbakan Birinci Yardımcısı Amangeldi Muraliyev, Kırgızistan'ın karşı karşıya kaldığı krizden uluslararası kurumların yardımı olmadan çıkamayacağını ifade ederek, ülkede bankacılık, ekonominin kalkınması, istikrarın sağlanması ile birlikte ülkenin güneyde imar çalışmaları için 2012 yılında kadar 1 milyar 400 milyon dolar gerektiğini söyledi.
Oş ve Celalabad eyaletini İmar ve Kalkınma Müdürü Cantoro Satıbaldiyev de ülkenin güneyinde 2 bin 323 özel ev ve devlet ve kamu kurumunun zarar gördüğünü hatırlattı. Satıbaldiyev, güneydeki etnik olaylarının ülkeye, manevi, siyasi, psikolojik, ekonomik ve sosyal zarar verdiğini kaydederken, hükümetin bölgede konut inşaatına 100 milyon dolar ayırdığını bildirdi.
Konferans, başta Türkiye, Rusya, Kazakistan, Özbekistan, İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya, İsviçre, Japonya, Çin, Kore ile Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü (AGİT), Birleşmiş Milletler (BM), Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Kızıl Haç, Avrupa Komisyonu, Asya Kalkınma Bankası, Aga Han Kalkınma Örgütü, Uluslararası Göç Örgütü gibi kuruluşların yetkilileri ile temsilcileri katılımıyla sürüyor
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1009319&title=otunbayeva-kirgizistana-acil-450-milyon-dolar-gerekli


ABD'den Kırgızistan'a yardım
ABD, insani krizin giderilmesine katkıda bulunmak için 48 milyon 600 bin dolar yardım yaptı.


Amerikan hükümetinin, Kırgızistan'ın güneyinde insani krizin giderilmesine katkıda bulunmak için 48 milyon 600 bin dolar yardım yaptığı bildirildi. Hükümetten yapılan yazılı açıklamada, ülkenin güneyinde etnik çatışmalardan etkilenen kişilerin her türlü ihtiyaçların karşılanmasına sözkonusu yardımdan 21 milyon dolar verildiği belirtildi. Bu çerçevede, 10 milyon dolar USAİD programı çerçevesinde gıda yardımına, 6 milyon 100 bin dolar sivil toplum örgütlerin yardım, su ve sanitasyon projelerine, 5 milyon dolar da insan hakların korunmasına, sivil toplumun desteklenmesine, demokratik kurumların desteklenmesine ve hükümetin hesap işlerine ayrıldığı kaydedildi. Ayrıca, 4 milyon dolarlık yardım da güneydeki etnik çatışmalar sırasında gönderilen acil tıbbı yardımı kapsadığı ifade edildi. Bu arada, Sağlık Bakanlığı, geçen ayki etnik çatışmalarda ölü sayısının 356'a çıktığını bildirirken, şiddet olaylarında 2 bin 500?e yakın müstakil ev, işyeri ve devlet binası tahrip olmuştu. A.A.
Kaynak: http://www.gercekgundem.com/?p=300125


KKTC'de "Toplumsal Direniş Bayramı" Kutlamaları
KKTC'de Kıbrıs'ın fethinin 439., Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) kuruluşunun 52. ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın 34. yıldönümü olan 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı, tören ve etkinliklerle kutlanıyor.

KKTC'de Kıbrıs'ın fethinin 439., Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) kuruluşunun 52. ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın 34. yıldönümü olan 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı, tören ve etkinliklerle kutlanıyor. Başkent Lefkoşa'da gerçekleşen tören, Atatürk ve Şehitler Anıtı'na çelenklerin konulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın söylenmesiyle başladı. Birçok sivil toplum örgütü yayımladıkları mesajlarda günün önemini vurguladılar. Kıbrıs Türk Platformu, Kıbrıs Türk halkının geçmişiyle gurur duyduğunu, geleceğe güvenle baktığını ifade ederek, Kıbrıs'ta siyasi, kalıcı ve yaşayabilir çözümden yana olduklarını vurguladı. Ulusal Halk Hareketi (UHH) de, 1 Ağustos'un Kıbrıs Türkü'nün varoluş ve özgürlükmücadelesinin örgütlü bir yapıya kavuşturma kararı aldığı gün olduğunu belirterek Kıbrıs Türk halkının inançla, kararlılıkla verdiği mücadeleyi 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni kurarak devlet erki ile taçlandırdığını kaydetti. UHH, şehitlere rahmet, gazilere de sevgi ve saygılar sunarak, KKTC'yi sonsuza kadar yaşatma sözü verdi. Öte yandan birçok kurum, kuruluş ve örgüt Toplumsal Direniş Bayramı ile ilgili mesajlar yayınlayarak kutlamalarda bulundular. Gün nedeniyle spor karşılaşmaları,etkinlikler ve akşam saatlerinde Güvenlik Kuvvetleri'nin kuruluş yıldönümü resepsiyonu düzenlenmesi bekleniyor.
Kaynak: http://www.medya73.com/haber/kktcde-toplumsal-direnis-bayrami-kutlamalari.html


Özbekistan'da üniversite sınavı önlemleri
Özbekistan'da bugün yapılacak üniversiteye giriş sınavları nedeniyle GSM şirketlerinin sağladığı SMS, MMS, WAP, GRPS ve 3G hizmetleri verilemeyecek.

Taşkent- Özbekistan'da bugün, üniversiteye giriş sınavları dolayısıyla ülkede faaliyet gösteren cep telefonu şirketleri hizmetlerini geçici olarak durdurdu.
Şirketlerin, bugün sınav süresince SMS, MMS, WAP, GRPS ve 3G hizmeti vermeyecekleri bildirildi.
Cep telefonu şirketlerinin faaliyetlerini durdurmasının nedeninin, öğrencilerin sınavlara kaçak telefon sokmasını ve sınav sırasında cep telefonlarından istifade etmesini engellemek olduğu belirtildi.
Kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=162564


Özbekistan, İnşaat Sektöründe Yüzde 11.5 Oranında Büyüdü
Özbekistan’da yılın ilk yarısında ekonomi yüzde 8 büyürken, enflasyon oranı yüzde 4 oldu.

» Özbekistan, Metalurjiye Yatırım Yapacak
» Bank Asya'dan Özbekistan'a Dev Kredi
» Özbekistan ile Tacikistan Enerji de Anlaşamıyor
» Özbekistan 75 İşletmenin İhalesini Yapacak
» Özbekistan İnşaat Sektöründe Yükselişi Yakaladı


Bakanlar Kurulu’nca yayımlanan sosyo-ekonomik gelişme sonuçlarına göre, yılın Ocak-Haziran aylarında ülke ekonomisi yüzde 8 oranda büyürken, sanayi üretimi yüzde 8, tarım sektörü yüzde 6,9, tüketim malları üretimi yüzde 11,8, inşaat sektörü yüzde 11,5, hizmetler sektörü ise yüzde 12 oranda artış gösterdi.Yılın bu döneminde devlet bütçesinin milli gelirin yüzde 0,2’si oranında fazla verirken, enflasyon oranı yüzde 4 oldu. Yılın 6 ayında mal ve hizmet ihracatı yüzde 14,3 oranda artarken, bunun sonucunda dış ticarette 2,5 milyar dolar fazlalık meydana geldi.Yılın ilk yarısında ülke ekonomisine yapılan toplam yatırım hacmi yüzde 4,8 artışla 4,4 milyar doları bulurken, toplam yatırımın yüzde 72’si üretim sektörüne yönlendirildi. Yılın bu döneminde ülke ekonomisine 1,7 milyar dolarlık yabancı yatırım yapılırken, bunun 1,57 milyar dolarını doğrudan yabancı yatırımlar oluşturdu.
AA
Kaynak: http://www.emlakhaberleri.com/insaat-haberleri/ozbekistan-insaat-sektorunde-yuzde-115-oraninda-buyudu.html


Serbest ticarette ilk adım atıldı
Türkiye, Suriye, Ürdün ve Lübnan arasında serbest ticaret alına oluşturulmasına yönelik ilk adım atıldı. Türkiye, Suriye, Ürdün ve Lübnan arasında "Yakın Komşular Ekonomik ve Ticaret Ortaklık Konseyi’nin" (Close Neighbors Economic and Trade Association Council-CNETAC)" kurulması karara bağlandı.

CNETAC çerçevesinde ortak dört ülke, DTÖ Hizmetler Ticareti Genel Anlaşması’nı (GATS) dikkate almak suretiyle aralarındaki hizmetler ticaretinin genişletilmesi ve çeşitlendirilmesinin teşviki amacıyla işbirliği yapacak.Devlet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, 10 Haziran 2010 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen 3’üncü Türk-Arap İşbirliği Forumu çerçevesinde, Türkiye, Suriye, Ürdün ve Lübnan Dışişleri Bakanlarının bir araya gelerek imzaladıkları Deklarasyon ile uzun vadeli stratejik ortaklığın geliştirilmesi ve ekonomik entegrasyona doğru ilerlenmesi hedefiyle bir "Yüksek Düzeyli Dörtlü İşbirliği Konseyi (YDDİK)" tesis edildiği bildirildi. Bu çerçevede malların ve kişilerin serbest dolaşımını öngören bir serbest ticaret alanı oluşturulmasını kararlaştırıldığı açıklandı. Bu amaçlar doğrultusunda, 31 Temmuz’da İstanbul’da, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın ev sahipliğinde, Suriye Arap Cumhuriyeti Ekonomi ve Ticaret Bakanı Lamia Asi, Ürdün Krallığı Sanayi ve Ticaret Bakanı Amer Hadidi ve Lübnan Cumhuriyeti Ekonomi ve Ticaret Bakanı Mohammad Safadi’nin katılımları ile bir dörtlü toplantı gerçekleştirildiği anımsatıldı.Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, toplantıda, Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Suriye arasında bir ekonomik entegrasyonun tesis edilmesi hedefine yönelik seçeneklerin görüşüldüğünü bildirerek, bu kapsamda dört ülke arasında Serbest Ticaret Anlaşmaları ağının tesisine yönelik çalışmaların tamamlanmasının öncelikli konulardan birisi olarak belirlendiğini kaydetti.

BİRÇOK ALANDA İŞBİRLİĞİ
Toplantıda ayrıca, Türkiye, Lübnan, Suriye, Ürdün arasında ekonomi ve ticaret konularında ortak bir işbirliği platformu olarak hizmet vermek üzere Yakın Komşular Ekonomik ve Ticaret Ortaklık Konseyi’nin (Close Neighbors Economic and Trade Association Council-CNETAC)" kurulmasının kararlaştırıldığını kaydetti. CNETAC’ın dört ülke arasında bir Serbest Ticaret Alanı oluşturulması sürecini gözden geçirmesi ve gereken hallerde tavsiyelerde bulunması üzerinde mutabakata varıldığını belirten Çağlayan, CNETAC’ın, ikili temelde gerçekleştirilmesi öngörülen işbirliği faaliyetlerini dört ülkenin yer alacağı bir platforma taşıyarak sanayi, tarım, hizmetler, ulaştırma, enerji, çevre, rekabet, fikri mülkiyet hakları ve uluslararası ticaret müzakereleri gibi alanlarda işbirliğinin geliştirilmesine ve ticaretin akışının kolaylaştırılması için lojistik merkezleri kurulması, gümrüklerin modernizasyonu ve otomasyonu, kombine taşımacılık, KOBİ’ler arasında sınır ötesi kümeleşmenin sağlanması gibi ortak projelerin oluşturulmasına hizmet etmesinin amaçlandığını bildirdi.

CNETAC’IN BAKANLAR DÜZEYİNDEKİ İLK TOPLANTISI ARALIK’TA
ŞAM’DACNETAC’ın kuruluş amaçları doğrultusunda gerekli teknik çalışmaları yürütmek üzere bir Ortak Komite kurulmasının da kararlaştırıldığını ifade eden Çağlayan, açıklamasını şöyle sürdürdü:"CNETAC’ın Bakanlar düzeyinde müteakip toplantısının 2010 yılının Aralık ayında Şam’da gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varılmıştır. Ayrıca, toplantıda ele alınan işbirliği alanları ile ilgili olarak önceliklerin belirlenmesi ve bir yol haritasının çıkarılması için ilgili ülkelerin yetkili temsilcilerinden oluşacak bir Komite kurulması kararlaştırılmış olup, bu Komitenin ilk toplantısı da 2010 yılı Eylül ayında Amman’da gerçekleştirilecektir.Bu sıkı işbirliği kapsamında, 2009 yılı itibarı ile 723 milyar dolarlık Gayrı Safi Yurtiçi Hasılaya, 176 milyar dolar tutarında ithalat ve 131 milyar dolar ihracat kapasitesine ve 105 milyonluk nüfusa sahip olan bir coğrafyada, tarife ve tarife dışı engellerden arındırılmış uluslararası düzeyde modern altyapıya sahip liberal bir ticaret ve yatırım ortamı yaratılarak söz konusu dört ülke arasında ticaret ve yatırımların artırılması ve çeşitlendirilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca, bu toplantı vesilesiyle Lübnanlı meslektaşım Ekonomi ve Ticaret Bakanı Mohammad SAFADİ ile ikili bir görüşme yaparak müzakereleri hala devam etmekte olan ve son aşamaya gelen Türkiye-Lübnan Ortaklık Anlaşması’nın bir an önce sonuçlandırılması gerektiği hususunda görüş birliğine vardık" dedi.

DEKLARASYON NE GETİRİYOR?
Ürdün, Lübnan, Suriye arasında Serbest Ticaret Alanı oluşturulmasına yönelik olarak "Yakın Komşular Ekonomik ve Ticaret Konseyi" kurulması hakkında imzalanan Ortak Deklarasyon metni şöyle:-Ürdün, Lübnan, Suriye ve Türkiye (Ortak Ülkeler) arasında bir serbest ticaret alanı oluşturmaya yönelik çabalar için faydalı ve etkin çok uluslu bir platform olarak işlev görmesi amacıyla bir "Yakın Komşular Ekonomik ve Ticari Ortaklık Konseyi (CNETAC)" kuruldu.-CNETAC, ortak ülkeler arasında bir serbest ticaret alanı oluşturulması sürecini gözden geçirecek ve gereken hallerde tavsiyelerde bulunacak.-CNETAC, ortak ülkeler arasında, mevcut işbirliği ilişkilerini güçlendirmeyi ve geliştirmeyi, ticarete ve yatırıma yönelik yeni imkanlar yaratmayı, gümrük idareleri arasında işbirliği oluşturmayı, gümrüklerde otomasyonun ve modernizasyonun geliştirilmesini, daha ileri düzeyde rekabet edebilirliğe ulaşılması için yenilikçiliğin teşvikini, araştırma ve geliştirmenin özendirilmesini, ekonomik büyüme ve kalkınmayı özendirmek amacıyla özel sektörün stratejik ittifaklar geliştirme ve kurma konularında desteklenmesini, KOBİ’lerin sınır ötesi kümelenme yoluyla geliştirilmesini, ilgi alanlarındaki işbirliği faaliyetlerinin seviyesinin yükseltilmesi ve daha da geliştirilmesi gibi hususları amaçlayan işbirliği faaliyetlerini araştıracak.

İKİLİ ANLAŞMALARA HALEL GETİRİLMEYECEK
-Ortak Ülkeler arasındaki ikili Anlaşmalara halel getirmeksizin, CNETAC çerçevesinde kapsanacak işbirliği alanları mal ticareti, hizmetler, yatırımlar, ulaştırma ve kombine taşımacılık, lojistik merkezleri, enerji, çevre, rekabet, fikri mülkiyet hakları, hava ulaşımı, madencilik, turizm, eğitim ve bölgesel ve çok uluslu platformlarda işbirliğini içerebilecek, ancak bunlarla sınırlı kalmayacak.-Ortak ülkeler CNETAC çerçevesinde, DTÖ Hizmetler Ticareti Genel Anlaşması’nı (GATS) dikkate almak suretiyle aralarındaki hizmetler ticaretinin genişletilmesi ve çeşitlendirilmesinin teşviki amacıyla işbirliği yapacak.-CNETAC, ortak ülkeler arasındaki ticaretin önündeki diğer engellerin kaldırılması ve bölgelerindeki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi olasılığını gözden geçirecek.-CNETAC, Ortak Ülkelerin gerekli göreceği bu türden diğer faaliyetlerde de bulunabilecek ve yılda en az iki kez bir araya gelecek.
Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/serbest-ticarette-ilk-adim-atildi/ekonomi/sondakika/01.08.2010/1271010/default.htm


"Türkiye bizim en yakın partnerimiz"
Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Türkmenistan'ın en yakın partneri olduğunu söyledi.

Bakanlar Kurulu toplantısında, Devlet Başkanı Yardımcısı Hocamuhammed Muhammedov 27-28 Temmuz günleri arasında Ankara'da yapılan Türkmenistan -Türkiye hükümetlerarası ekonomik komisyonun üçüncü dönem toplantısının sonuçları ile ilgili bilgi verdi. Muhammedov, toplantı sonucunda iki ülke arasındaki işbirliğinin geliştirilmesini öngören bir protokole imza atıldığını kaydetti.

Türkmen heyetinin Ankara'daki temaslarının sonucundan memnun kaldığını dile getiren Devlet Başkanı Berdimuhamedov, Türkmenistan'ın Türkiye ile olan karşılıklı çıkara dayalı işbirliğinin daha da arttırılması için çaba harcadığını kaydetti. Türkmen lider, iki ülke arasındaki ticaret, ekonomi, yatırım, sanayi, eğitim gibi birçok alanda geleneksel işbirliğinin gelecekte de geliştirilmesi için önemli potansiyelin olduğunu belirtti.

Berdimuhamedov, günümüzde dünyada büyük miktarda enerji kaynaklarını yurtdışına ihraç eden Türkmenistan'ın ekonomisinin istikrarlı büyüdüğünü kaydetti. Berdimuhamedov, "Aralarında Türk şirketlerinin de bulunduğu yabancı şirketlerin katılımıyla yeni fabrikalar inşa ediliyor. Sanayi tesisleri yeniden işletmeye kazandırılıyor. Ülkeye yeni teknolojinin getirilmesi için sıkı bir işbirliği yapılıyor. " dedi.

Enerji sektörünün Türkmen-Türk işbirliğinin önemli bir ayağını oluşturduğunu ifade eden Berdimuhamedov, iki ülkenin bu stratejik alandaki işbirliğinin genişletilmesi için yoğun çaba harcadığının altını çizdi. Türkmen lider ayrıca, Ankara'da gerçekleştirilen Türkmenistan-Türkiye hükümetlerarası ekonomik komisyonun üçüncü dönem toplantısının sonuçlarının işbirliği ilişkilerinin geliştirilmesine büyük katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi.
Kaynak: http://www.stargazete.com/dunya/-turkiye-bizim-en-yakin-partnerimiz--haber-282283.htm